yes, y.e.s., yes ltd, y.e.s. ltd, y.e.s. ltd., yes exports, yes export, yes export ltd, yes exports ltd, yuksel akkuzugil, akkuzugil, nail akkuzugil, exporter turkey, turkish exporters, spare parts exporter, food stuff exporter, textile exporter, home textile exporter, home textile exporters, spare parts exporters, food stuff exporters, textile exporters, automotive exporters, foreign trade company, foreign commerce company, external trade company, external commerce company, arbitrager, commission agent, interagency, commission merchant, produce broker, export-import company Otomotiv, automotive, automotive supplier industry, automotive sector, automotive supplier, otomotiv yan sanayi, yedek parça, otomotiv yedek parça, spare parts, automotive spare parts, seal, seals, oil seals, sealing elements, Rotary shaft seals, Valve stem seals, Break system seals, break system covers, Shock absorber seals, Hydraulic seals, O-rings, X-rings, gaskets, Plugs, Bushings, bush, bushes, mount, mounts, Water pump seals, Sheet metal parts, Anti-Vibration Elements, rubber to metal parts, metal formed parts, NBR, FKM, ACM, VMQ, HNBR, EPDM, SBR, NR, TPU, PTFE, Teflon, ford, bmc, gm, Mercedes, scania, daf, Volvo, fiat, iveco, Chrysler, Peugeot, massey ferguson, steyr, john deer, zf, zf sachs, bus spare parts, truck spare parts, light commercial vehicles spare parts, heavy  trucks spare parts, tractor spare parts, automobile spare parts, bus seals, truck seals, tractor seals, automobile seals, heavy truck seals, light commercial vehicles seals, mould production, part design, ISO TS 16949, Ford Q1, Q1 supplier, Q1 suppliers, skt, s.k.t., skt spare parts, skt co., seal producers, seal exporters, Food stuff, foodstuffs, food industry,  kapari, caper, fındık, hazelnut, hazel, nutty, filbert, hull, nut, incir, fig, fig tree, prickly pear, yağ, yag, bitkisel yağ, bitkisel yag, oil, vegetable oil, organic oil, organic foods, cooking oil, oleo, oiler, soya yağı, soya yag, soy oil, soyabean oil,  mısırözü yağı, mısırozu yag, corn oil, zeytin yağı, zeytin yag, olive oil, extra virgin olive oil, yağcı, seller of oil, exporter of oil, oil exporters, renderer of oil, rendering plant, dondurulmuş gıda, frozen food, dried fruits, kurutulmuş meyve, kurutulmus meyve, Textile industry, home textile, household textiles, textile, tekstil urunleri, home textile products, home textile exporters, tekstil, bedclothes, bedspread, boarder, bedding, bed sheet, duvet cover, yatak ortusu, nevresim, nevresim takimi, bebek sanayi, infant industry, infant products exporters, pillow, pillow covers, quilts Mobilya, furniture, furniture producers, furniture exporters, parlour furniture, sitting room furniture, dining room furniture, bedroom furniture, sofa set, wardrop, table, chair, home furniture
Y.E.S. Exports
iv) JAPON FİRMALARININ YÖNETİMİ KONTROL SİSTEMLERİ :

 

 

         İHRACATÇININ

            J A P O N Y A

            EL   KİTABI

 

 


   HAZIRLAYAN  :   YÜKSEL   AKKUZUGİL                               

            J A P O N Y A


 

İHRACATÇININ

JAPONYA

EL KİTABI

 

İÇİNDEKİLER :                                                               SAYFA No :

ÖNSÖZ                                                                                          1

 

KISIM 1 : JAPON TOPLUMU VE JAPONYA PAZARI

 

            BÖLÜM 1      JAPONYA'NIN DIŞ TİCARET YAPISININ ÖZET ANALİZİ                            2

BÖLÜM 2      JAPON TOPLUMUNUN TEMEL ÖZELLİKLERİ                                              4

BÖLÜM 3      JAPON İŞ TEAMÜLLERİ                                                                                       8

BÖLÜM 4      OSAKA İŞ KONSEYİ'NİN JAPONYA'YA İHRACAT                                        10

YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK JAPONYA PAZARINA               

GİRİŞ İÇİN ÖĞÜTLERİ

BÖLÜM 5      ÖRNEK SEKTÖR ANALİZİ:                                                                                  14

JAPON TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

BÖLÜM 6      İŞADAMLARIMIZ AÇISINDAN GENEL BİR DURUM                                    21                    DEĞERLENDİRMESİ

BÖLÜM 7      GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN BİLGİLER                                                             22

 

 

 

KISIM 2 : JAPON FİRMALARININ YÖNETİM

VE ÜRETİM YAPISI                                        

                       

JAPON FİRMALARININ YÖNETİM YAPISI :

            SAYFA No:

            BÖLÜM 8      TEORİK TEMEL                                                                                                     24

q       ÜRÜN VE ÜRETİM YÖNELİK STRATEJİLER

q       BÜROKRATİK VE GRUP DİNAMİKLERİ

q       ABD- JAPON FİRMA KARŞILAŞTIRMASI

BÖLÜM 9      JAPON FİRMALARININ İDARİ YAPILARINI GELİŞTİRME                        32

            YÖNTEMLERİ

BÖLÜM 10    JAPON FİRMALARINDA İNSAN KAYNAĞININ YÖNETİMİ                       34

            BÖLÜM 11    JAPON FİRMALARININ KARAR ALMA UYGULAMALARI                         36

BÖLÜM 12    JAPON FİRMALARINDA YÖNETİCİ-ÇALIŞAN İLİŞKİLERİ VE                  39 SORUNLARIN ÇÖZÜMLENMESİ

BÖLÜM 13    JAPON FİRMALARINDA TOPLANTI STİLİ                                                      41

BÖLÜM 14    JAPON FİRMALARININ EĞİTİM İLE İLGİLİ                                                  43

UYGULAMALARI                                                                                                  

BÖLÜM 15    JAPON FİRMALARININ HUKUK ALANINDAKİ                                             45

UYGULAMALARI  

JAPON FİRMALARININ ÜRETİM YAPISI :

SAYFA No:

BÖLÜM 16    JAPON FİRMALARINDA ÜRETİM YÖNETİMİ                                              46

BÖLÜM 17    JAPON FİRMALARININ YÖNETİMİ KONTROL                                            51

 SİSTEMLERİ                      

BÖLÜM 18    JAPON ŞİRKET KÜLTÜRÜ                                                                                  53

 

 

Ö N S Ö Z

 

Japonya'ya ilk defa gelen "yabancı"lara, Japonca söyleyecek olursak "gayjin"lere, daha önce bu ülkeye gelmiş ve uzun süreden beri Japonya'da yaşayan diğer "gayjin"ler "Japonya'yı ve Japonları ya çok seversiniz ya da hiç hoşlanmazsınız" derler.

 

            Bu sözün doğruluğunu, Ticaret Müşavir Yardımcısı olarak görev yaptığım bu ülkedeki  üç yıllık serüvenim boyunca Büyükelçiliğimize katılan her yeni üyede ve lisans üstü eğitim görmeye gelen her Türk gencinde tecrübe etme fırsatı buldum.

 

            Ben, Japonya'yı ve Japonları çok sevenlerden, sevmek için onları ve kültürlerini anlamaya çalışanlardan biri olmayı seçtim.

 

            Takdir edilecektir ki, Japon toplumunun tüm gizemlerini çözmek üç yıla değil, ancak bir ömre sığabilir.   

 

            Bu çalışmayı hazırlamadaki çıkış noktam, uzaktan bize sempatik, başarılı ve çalışkan insanlar topluluğu olarak gözüken Japon insanına ülkemiz insanının daha yakından bakmasına vesile olmaktır.

 

            Bu çalışmanın ana hatlarını özetlemeye geçmeden önce, bu çalışmanın herhangi bir akademik iddiası olmadığını ve tek gayesinin ülkemiz insanına ve özel olarak işadamımıza çok farklı kültürel mozayiğe sahip bir toplumla olan temaslarında elden geldiğince rehberlik etmek olduğunu belirtmek isterim.

 

            Bu çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımdaki temel amaç, ülkemiz işadamının Japon toplumu ve iş hayatı ile ilgili güncel bilgileri elde etmesinin sağlanması ve Japonya pazarına ihracat yapabilmeleri için izlemeleri gereken stratejileri belirlemede kendilerine yardımcı olunması ile dışarıdan zor görünen bu pazara girişin önündeki "kültürel farklılık engeli"nin aşılması için yol göstermektir.

 

            İkinci kısımda ise, işadamlarımıza Japon özel sektörü hakkında daha detaylı ve kapsamlı bilgi aktarılması suretiyle, Japon işadamının gündelik iş hayatının ince ayrıntılarını analiz etme fırsatını yakalamasını sağlamaktır. Ayrıca, Japon firmalarının yönetim ve üretim yapılarının temel özelliklerini inceleyerek ülkemiz firmalarının Japonya gibi gelişmiş ülkelerdeki rakipleri ile aralarındaki sistemsel farkları kapatabilmelerine katkı sağlamaktır.

 

            Japonya ve Japon özel sektörü konusunda yapılan bu çalışma ancak okyanustaki bir damla kadar hacime sahip olup, bu alandaki benzer çalışmalar için sadece başlangıç niteliğindedir. Zira, Japon özel sektörü, ancak, sistematik bir çalışma ile anlaşılabilecek kadar karmaşık altyapı ve uygulamalara sahiptir.

 

            Dünyanın ikinci en büyük ekonomisine ve yaklaşık 35.000 Dolarlık kişi başına gelir ile büyük bir tüketim kapasitesine sahip olan, dolayısıyla ülkemiz ihracatı için önemli bir hedef pazar niteliğinde olan Japonya ile ilgili daha pek çok detaylı çalışmanın yapılmasına gerçekten çok büyük ihtiyaç bulunduğu kanısındayım.

 

            Bu çalışmanın Japonya, Japon ekonomisi ve Japon toplumu ile ilgilenen ve Japonya'ya ihracat gerçekleştirmek isteyen ülkemiz girişimcilerine faydalı olması temennisiyle,   

  Ocak 2001, Ankara.

Yüksel AKKUZUGİL

 


        B İ R İ N C İ      K I S I M

       

JAPON TOPLUMU

 VE

   JAPONYA PAZARI


 

 

 

 

                  

 

 

 

 

 

 

               

 

 

KISIM : 1

 

JAPON TOPLUMU VE JAPONYA PAZARI

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM 1  JAPONYA'NIN DIŞ TİCARET YAPISININ ÖZET       ANALİZİ

 

BÖLÜM 2   JAPON TOPLUMUNUN TEMEL ÖZELLİKLERİ

 

 

BÖLÜM 3  JAPON İŞ TEAMÜLLERİ

 

 

BÖLÜM 4  OSAKA İŞ KONSEYİ'NİN JAPONYA'YA İHRACAT YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK JAPONYA PAZARINA GİRİŞ İÇİN ÖĞÜTLERİ

 

 

BÖLÜM 5  ÖRNEK SEKTÖR ANALİZİ :

JAPON TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

 

 

BÖLÜM 6  İŞADAMLARIMIZ AÇISINDAN GENEL BİR DURUM              DEĞERLENDİRMESİ

 

 

BÖLÜM 7  GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN BİLGİLER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM

1

 

 

 

 

            JAPONYA'NIN DIŞ TİCARET YAPISININ ÖZET ANALİZİ :

           

            Japonya'nın genel olarak dış ticaretine baktığımızda dolar bazında yıllar itibariyle değişim göstermekle birlikte yaklaşık 550-780 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ve 75-120 milyar dolarlık dış ticaret fazlasına sahip olduğu görülmektedir. (Ek : 1 ve Ek : 1 A)

 

            Japonya'nın ithalatının ülke gruplarına göre dağılımına baktığımızda ise Asya ülkelerinin % 40'lık bir orana sahip olduğunu, bunu % 27 ile Kuzey ve Güney Amerika'nın ve % 14 ile Avrupa Birliği'nin (AB) izlediği görülmektedir. (Ek : 2 ve Ek : 2 B)  Japonya'nın ithalatının ülke gruplarına göre yıllar itibariyle seyrine baktığımızda ise, her üç ülke grubu için 1996 yılına kadar genel bir yükseliş olduğu, 1996-1998 arasında düşüş yaşandığı ve 1999 yılında ise tekrar yükseliş başladığı gözlenmektedir. (Ek : 2A) Bunun temel sebebi ise, Japonya'daki durgunluğun 1996-98 arasında en üst seviyeye ulaşması, 1999 ve 2000 yılında ise durgunluğun nispeten aşılarak, ekonomide olumlu gelişmeler sağlanmaya başlaması ile 1997 yılında Asya ülkelerinde ve daha sonra dünyada yaşanan finansal krizdir.

 

            Japonya'nın ihracatının ülke gruplarına göre dağılımına baktığımızda ise, Asya ülkeleri ile ABD % 37 ile aynı oranı paylaşırken, AB % 18'lik paya sahiptir. (Ek : 3 ve Ek : 3 B) Söz konusu ülkelere yapılan ihracatın yıllar itibariyle seyrine baktığımızda ise Asya ülkelerinde yaşanan finansal kriz nedeniyle 1997-98 yıllarında bu ülke gruplarında yaşanan düşüşe rağmen, Amerika'ya yapılan ihracat istikrarlı bir seyir izlemiştir. Bu da Amerika'nın Japonya için öneminin istikrarlı bir şekilde sürdüğünü göstermektedir. AB ise Japonya için ikincil derecede bir dış ticaret partneri olma konumundan kurtulamamaktadır. (Ek : 3 A)

 

            Japonya için Amerika ve Asya ülkeleri sadece dış ticaret partneri değil, aynı zamanda yatırım ve nüfuz alanları olarak da büyük öneme sahip olduğu için bu eğilim uzun yıllardır konjonktürel büyük krizler dışında istikrarlı bir şekilde sürebilmektedir.

 

            Japonya'nın ithalatının madde grupları itibariyle dağılımına bakıldığında ise, mineral maddeler, gıda maddeleri, elektrikli ve bazı diğer makinalar önemli paya sahip görünmektedir. (Ek: 4 ve Ek : 4 B) Yıllar itibariyle eğilime bakıldığında ise, Japon iç piyasasında durgunluğun hakim olduğu 1996 sonrası dönemde bütün mal gruplarında genel bir düşüş eğilimi hakim bulunmaktadır. (Ek : 4 A)

 

            Japonya'nın ihracatının madde grupları itibariyle dağılımına bakıldığında ise; otomotiv ve makine sanayi ürünleri yaklaşık % 50'lik paya sahip bulunmaktadır.   (Ek : 5 ve Ek : 5 B) İhracatın yıllar itibariyle seyrine baktığımızda ise istikrarlı bir eğilim gözükmektedir. Bunun temel sebebi de, Japonya'nın bu ürünlerde dünya çapında kalite ve fiyat avantajına sahip olmasıdır. Sadece gıda alanında tarım sektörünün dünya genelindeki seyrine uygun dalgalanmalar mevcuttur. (Ek : 5A)

 

 

 

 

 

            Japonya'nın ülkemiz ile olan dış ticaretine bakıldığında, ülkemiz ihracatı özellikle demir-çelik sektöründeki rekabet avantajını yitirdikten sonra önemli bir düşüş kaydetmiş ve 160 milyon dolar seviyesinde seyretmeye başlamıştır. Japonya'dan yapılan ithalatın son üç yıldaki düşüşü ise Japon ekonomisindeki durgunluk ve Asya ülkelerine öncelik vermesinden kaynaklanmaktadır. (Ek : 6 ve   Ek : 6 A)

 

            Japonya'ya yaptığımız ihracattaki en önemli ürünler; domates salçası, mineraller, tütün, balık, halı ve kuru meyveler olarak gözükmektedir. (Ek : 7 ve      Ek : 7 A) İthalatımızda ise makine ve otomobiller ile bunların aksam ve parçaları çok büyük paya sahiptir. (Ek : 8 ve Ek : 8 A) Bu durum sanayileşmiş bir ülke ile gelişmekte olan ülke arasındaki dış ticaret eğilimine uygunluk arz etmektedir.

 

            Bu çalışmanın amacı ekonomik bir tahlilden çok sosyo-kültürel bir tahlil olması sebebiyle bu konuda bir kaç temel açıklama ile yetinilecektir. Şöyle ki;

 

            - Japonya dünyanın ikinci büyük ekonomisidir. ABD dahil dünyadaki pek çok ülke ile dış ticaret fazlasına sahip bir ülkedir.

 

            - Japonya kendisine ticari, ekonomik ve yatırım ile ilgili hususlarda ABD ve Asya ülkelerini partner olarak seçmiştir. Avrupa'yı ve dolayısıyla Türkiye'yi ikincil derecede öneme haiz ülke olarak değerlendirmektedir.

 

            - Japonya ülkemizi Ortadoğu ülkesi olarak değerlendirdiğinden ve bu bölge ağırlıklı olarak petrol üreten ülkelerden oluştuğundan, ülkemizin yeterli ilgiyi görmesi oldukça zor gözükmektedir.

 

            - Japon pazarı ve Japon halkı ile ilgili ülkemizdeki mevcut önyargılar henüz aşılabilmiş değildir.

 

            Bu kısa izahattan sonra ülkemiz ile Japonya arasındaki dış  ticaretin arttırılmasının önündeki en büyük engeli oluşturan kültürel bilinmezlerin aşılabilmesini teminen Japon halkı ve iş hayatı ile ilgili özet bilgiler sunulmaya çalışılacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM

2

 

             JAPON TOPLUMUNUN TEMEL ÖZELLİKLERİ :

 

q       Japon insanı sabırlı ve güler yüzlüdür.

 

q         Japon toplumu, dünyanın en uzun sürede karar alan toplumlarından biridir. Bunun sebebi her karar alınırken, bütün ilgili birimlerin yetkililerinin birbirlerini ikna etme zorunluluğunun bulunması ve en üst yöneticiye herkesin uzlaştığı kararın onay için sunulmasıdır. Dolayısıyla, karar alma sürecini hızlandırmak için sadece en üst yöneticiyi ikna etmek yeterli olmamakta, konuyla ilgili uzmanları da ikna etmek gerekmektedir.

 

q       Japonlar alınan kararların çok sık değiştirilmesine pek olumlu bakmamakta, çok haklı sebeplere dayansa dahi şüphe ile yaklaşmaktadır. Japonlar için çok sayıda ve hızlı karar alma yerine, az sayıda ve en doğru kararı almak daha önemlidir.

 

q       Hata yapmak neredeyse "affedilmez ve onur kırıcı" bir zafiyet belirtisidir. Bunun kökeninin, "samuray"ların imparatoru korumakta gösterdikleri zafiyetin bedelini kendi canlarını alarak ödemesine kadar uzandığı tahmin edilmektedir.

 

q         Japonlar önemli kararları uzun sürede almakla birlikte, aldıkları kararları istikrarlı bir şekilde uygulamaktadır. Zira, alınmış bulunan bir kararın değişimi karar alınışında olduğu gibi geniş kapsamlı konsensüsü gerektirmektedir.

 

q           Japonlar el sıkmaktan ziyade eğilme şeklinde selamlaşmayı tercih etmektedir. Selamlaşmada daha az kıdemli olanın daha çok eğilmesi gerekmektedir.

 

q         Japonlar ülkemizi pek tanımadıklarından dolayı ülkemize karşı ön yargıları bulunmamakta, ülkemiz siyaseti, ekonomisi, kültür ve tarihi ile ilgili her türlü bilgiye ihtiyaç duyabilmektedir.

 

q       Japonlar kendi tarihleri ve önemli şahsiyetleri hakkında bilgili olan kişilerden çok hoşlanmaktadır. (Meiji dönemi ve Meiji tapınağı gibi).

 

q       Meiji, modern Japonya'ya gerçekleştirmek için gerekli olan ekonomik ve toplumsal reformları gerçekleştiren ve aynı zamanda şair olan bir Japon imparatoru olup, kendi adını taşıyan bir tapınak da Tokyo'da mevcut bulunmaktadır. Tapınak imparatorluğu esnasında kendisi ve eşinin zaman zaman gezinti yaptığı ve sevdiği bir mekana kurulmuş, bazı doğal afetler geçirmiş, ancak yeniden yapılmıştır.. Atatürk ve Meiji karşılaştırması oldukça ilgi çekici olabilecektir.

 

q       Japonlar 2. Dünya Savaşı sırasında görevde bulunan yöneticilere bir nebze  kızgınlıkla yaklaşmaktadır. Zira, bu kişilerin lüzumsuz yere ülkeyi maceraya sürükledikleri ve ulusal gururlarının incinmesine sebep oldukları düşünülmektedir.

 

q         Japonlar, halkımızın büyük çoğunluğunun müslüman olması nedeniyle dinimizle ilgili pek çok soru sorabilmektedir.

 

q         Japonlar, ülkemizde en çok İstanbul ve Kapadokya'yı ziyaret etmekte, deniz ve güneş turizmine ilgi duymamakta, tarih ve kültür turizmine ağırlık vermektedir.

 

q         Japon halkı balık ağırlıklı gıda tüketmektedir. "Sushi" ve "sake" seven yabancıları daha kolay kabullenmektedir. Ülkemizde "kebap" ve "rakı" seven yabancılara gösterilen ilgiye benzer alaka göstermektedirler.

 

q         Japon insanı, yüksek ses tonu ile sert konuşma tarzını büyük kabalık olarak görmekte ve kendilerini aşağılanmış hissetmektedir.

 

q       Japonlar gururlu ve bir ölçüde "kibirli" bir toplumdur. Bu hususu gözönünde bulundurarak hassasiyet yaratabilecek konulardan kaçınılmalıdır.

 

q       Japonlar, ülkemizi dünyanın yeni enerji üssü konumundaki Orta Asya ülkelerine kendilerini bağlayabilecek bir köprü olarak görmektedir.

 

q       Japonların GAP hakkında bilgilendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Ülkemiz ile Japonların ortak yatırım yapabileceği gıda sektörü için GAP bölgesi büyük potansiyel arz etmektedir.

 

q         Japonya gıda alanında % 35 oranında kendine yeterlidir. Gıda alanındaki yatırımlara her zaman büyük önem vermektedir.

 

q         Japonların kopyalama yeteneğinin, pirinç tarımının prensiplerinden, yani aynı bölgedeki kişilerce suyun en etkin şekilde kullanılabilmesi ve en yüksek verimin alınabilmesi için bütün tarlaların aynı yöntemle ekilmesinden kaynaklandığını iddia eden yazarlar bulunmaktadır.

 

q         Yine bazı yazarlara göre, Japon insanının elektronik ve bilgisayar alanındaki başarısı  üç alfabeden oluşan ve gayet karmaşık harflerin öğrenilmesinin zorluklarının ortaya çıkardığı yaratıcılıktan kaynaklanmaktadır.

 

q         Japonya'nın "samuray" kültürü ile Osmanlı İmparatorluğu öncesi "beylikler" dönemi kültürü benzerlikler içermektedir.

 

q         Japon aile yapısı ülkemizle özellikle yaşlılara saygı gösterilmesi ve bireysellikten ziyade ailenin ve toplumun çıkarlarının ön planda tutulması gibi noktalarda benzerlikler taşımaktadır.

 

q         Japon toplumunda erkek egemendir. Kadınlar halen ağırlıklı olarak ikincil derecede görevler alabilmektedir. Ancak, son yıllarda bu yapı yavaş da olsa değişmeye başlamıştır.

 

q         Japon insanını kendi içinde ve diğer Asya toplumlarından ayırmak bizim için ne kadar zorsa, onlar için de Asya toplumları dışındaki yabancıları kendi aralarında birbirlerinden ayırt etmek o kadar zordur.

 

q         Japonca; kadın, erkek, günlük ve kibar Japonca olmak üzere dört alt kategoriye sahiptir. Bu durum, Japonca öğrenilmesini zorlaştırmakla birlikte, ülkemizle aynı dil ailesinden gelmesi (Ural-Altay dil ailesi) ve benzer dilbilgisi yapısına sahip olması en azından Japonca konuşmayı öğrenmeyi kolaylaştırsa da, Japonca harf karakterleri ile yazmak yine de çok zordur.

 

q         Japonya'da ücretler ve harcamalar yüksek bir seviyede seyretmekte, ancak, halk arasında gelir dağılımı gayet adaletli bir şekilde gerçekleşmektedir.

 

q         Japonya'da insanlar ortalama 9-12 saat arası çalışmakta, iş stresi ve başarısızlık yüzünden intiharlar yaşanmaktadır.

 

q         Japonya'da günümüzde dahi utanç duyulan suistimallere adı karışan kişiler "modern harakiri" yöntemini seçip, kendilerini asmak suretiyle intihar edebilmektedir.

 

q         Japonya'da şirket her zaman aileden önce gelmektedir. Şirket, insanların yaşamının temel amacı ve direğidir. İnsanlar deprem sonrasında evlerinden önce şirketlerine koşmaktadır.

 

q         Japon halkı evleri küçük olduğu için dışarda yemek yemeyi tercih ettiğinden bizdeki gibi topluca aile yemekleri nadiren gerçekleşebilmektedir.

 

q         Ailenin çalışan üyeleri iş çıkışı iş arkadaşları ile yemek yiyip, içki içerken gündüz saatlerindeki hiyerarşiden kurtularak daha rahat bir şekilde iş problemlerini patronları ile tartışmakta, eve genelde geç saatlerde dönmektedirler.

 

q         Japonya'da sadece çok özel misafirler ve akrabalar evde ağırlanmaktadır. Bir Japon işadamının bir yabancıyı evine davet etmesi gerçekten çok istisnai ve özel bir muameledir.

 

q         Japonya'da opera, tiyatro, konser ve sergi türü faaliyetler için en az 2 ay önceden rezervasyon yapılması gerekmektedir. Zira, bu tür sanatsal faaliyetlere çok yoğun bir ilgi mevcuttur.

 

q         Jest ve mimikler kullanılara konunun anlatıldığı klasik Japon tiyatrosuna, "kabuki tiyatrosu" ismi verilmektedir.

 

q         Japon insanının jestlerinden duygularını ve düşüncelerini anlamak mümkün değildir. Zira, budizmde duyguların belli edilmemesi erdemdir.

 

q         Japonlara yapılacak ikram içinde mümkünse yeşil çay bulunmalı, misafir oldukları mekanda dahi kendilerini evlerinde hissetmeleri sağlanmalıdır. Bu büyük bir sempati yaratabilecektir.

 

q         Japon toplumu pazarlık ve bahşişten hoşlanmamaktadır. Hiç kimse (komi, garson dahil)  bahşiş kabul etmemektedir. Japonlar, bahşiş almayı bir nevi aşağılanma olarak kabul etmektedir.

 

q         Japonlar için esas kadar, hatta esastan daha fazla önemli olan usul ve şekle uygunluktur. Bunun için istenilen detay bilgiler ve şekil şartları mutlaka yerine getirilmelidir.

 

q         Japonlar, doğrudan reaksiyon göstermek yerine üçüncü kişiler aracılığıyla tepki vermeyi tercih etmektedir. Örneğin, ev sahipleri kiracılarıyla yüz yüze değil, emlakçıları aracılığı ile temas etmeyi tercih etmektedir.

 

q         Japonya için üretilen bir otomobilin sahip olduğu özellikler ve standartlar çoğunlukla ABD ve Avrupa için üretilen Japon otomobillerinden yüksektir. Zira, Japon tüketicisi gerçekten çok titiz ve detaylara meraklıdır.

 

q         En popüler sporlar golf, beyzbol ve ragby'dir.

 

q         Japonlar aldıkları ve verdikleri hediyeler kadar onların ambalajının da güzel olmasına dikkat ve özen göstermektedir.

 

q       Japonlar genelde büro ve evde kullanılabilecek çok pahalı olmayan hediye almayı ve vermeyi sevmektedir. (Gümüş nazar boncuğu hediyesi, Türk şarabı veya kalemlik gibi hediyeler verilmesi Japon ölçülerine uygundur.)

 

 

 

 

BÖLÜM

3

 

 

 

 JAPON İŞ TEAMÜLLERİ :

 

q       Japonya'da 1990'lı yıllarda yaşanan durgunluk nedeniyle kaliteli ürün kavramı yerini, kaliteli ve hesaplı ürün kavramına bırakmıştır.

 

q       Japonlar kişilerin iş hayatındaki konum ve ünvanlara göre görüşme ve toplantı düzenini belirlemektedir. Masa yerleşimi ortaya en üst düzey kişilerin ve yardımcılarının ünvan sırasına göre yanına sıralanması ve karşı tarafa da herkesin denginin oturması şeklindedir. Toplantı masasının başına bizdeki gibi kimse oturmamakta ve böylece eşitlik sağlanmış olmaktadır.

 

q       Toplantılara kart değişimi ile başlanmaktadır. Japonlar için kart değişimi ilişkinin başlangıcıdır. Zira, kişilerin statüsüne göre hareket tarzı belirlenmektedir. İlk önce en kıdemli kişiler kart alışverişi yapmalıdır.

 

q       Japon bürokrat ve işadamları kısa ve özlü konuşmalardan hoşlanmaktadır. Detayların bilahare ve gerekmesi halinde uzmanlarca görüşülmesini tercih etmektedir. Toplantı süresi maksimum 45 dakika ile 1 saat arasında değişmektedir.

 

q       Japonların evet anlamına gelen (Japonca'da "hay") ifadeleri, karşı tarafın teklifinin kabulünü değil, söylenenlerin anlaşıldığını belirtmektedir.

 

q       Kararlar konsensüsle alınmakta olduğundan tüm katılımcıların ikna edilmesine çalışılmalı ve yanlış anlamaları önlemek için toplantılara mutlaka tercümanla katılınmalıdır.

 

q                                Japonlar önemli kararları resmi toplantılardan ziyade "izekaya" denilen Japon tarzı meyhanelerdeki samimi ortamdaki konuşmalar veya dışarda yenilen akşam yemeklerinde yapılan görüşmeler akabinde almaktadır. Zira, bu rahat ortamda her iki taraf da birbirini daha iyi tanıyıp, değerlendirebilmektedir.

 

q         Şirketler, makam arabası bulundurmamakta, sadece şoförlü makam arabalarını profesyonel şirketlerden kiralamaktadır. Böylece, bakım, tamir ve şoför maaşı gibi maliyetlerden kaçınılmaktadır.

 

q         Japonya'da şirket üst düzey yöneticilerinin müşterileri ile yedikleri akşam yemekleri ve eğlence giderleri şirketlerince karşılanmaktadır.

 

q       Japonlar, Büyükelçilik binalarını merak edip, buradaki faaliyetlerden hoşlanmakla birlikte güvenlik kontrolleri nedeniyle biraz çekinmektedirler. Ülkemizin Tokyo'daki Büyükelçiliğinin meşhur Japon mimar Kenzo TANGE tarafından modern stilde tasarlanmış ve inşa edilmiş olması Japon misafirler için ayrı bir ilgi kaynağı oluşturmaktadır.

 

 

 

 

 

 

q       Japonlara verilecek davetlerde imkan olması halinde mutlaka bir "sushi bar" kısmı olmalıdır. Zira, Japonlar için "sushi" menünün değişmez bir unsurudur.

 

q       Japonlar genelde basın toplantısı tarzı toplantılarda çok sayıda soru sormamakta, toplantı akabinde ikili görüşmelerde soru sormayı tercih etmektedirler. Bunun sebebi, yabancı dillerine olan güvensizlik ve topluluk önünde hata yapmaktan çekinmeleridir.

 

q       Toplantılar akabinde Japonca yazılı doküman dağıtılması halinde, bu dökümanlar o gün içinde Japon dinleyicilerce incelenmektedir.

 

q         Japon işadamı ve bürokratlar her zaman dolaylı teması tercih etmektedir. Bunun için yabancılarla olan her türlü temaslarda bir Japon "contact person" arayışında bulunmaktadırlar. (Ticaret Müşavirliği personeli bir nebze bu ihtiyacı karşılamaktadır.)

 

q         Japonlar toplantılar ve görüşmeler esnasında yapılacak konuşmalarda Japonca giriş ve kapanış cümleleri kullanılmasını büyük sempati ile karşılamaktadır.

 

q         Japonya'da yapılacak her görüşmeden önce konu, kapsam ve ana başlıkları içeren yazılı bir notun gönderilmesi karşı tarafın hazırlık yapmasını sağladığından dolayı görüşmenin daha sağlıklı geçmesini temin edebilecektir. Zira, Japonlar bizler gibi anında ve seri kararlar almaya alışkın değildir.

 

q         Toplantı akabinde ülkeye dönülür dönülmez bir teşekkür mektubu yazılması ilişkilerin sıcak tutulması açısından önem arz etmektedir.

 

q         Japonlar "hayır" demek yerine "düşüneceğim" demeyi tercih etmektedir.

 

q         Japonlar yazılı metinlerden ve anlaşmalardan çok, söze ve karşılıklı güvene önem vermektedir.

 

q         Japonya'da herkes sadece uzmanı olduğu konularda fikrini belirtmekte, diğer alanlarda o konunun uzmanının fikrine itibar etmektedir. Dolayısıyla, pek çok boyutu olan olaylarda tüm uzmanların ikna edilmesi gerekmektedir.

 

q         Bürokrasi ve özel sektörde esas olan kıdem ve liyakat derecesidir.

 

q         İş hayatında en üst yönetici ile en alt çalışan arasında makul bir ücret farkı bulunmakta, bariz bir ücret farkı bulunmamaktadır.

 

q       Japonya'daki dış ticaret kararları, ağırlıklı olarak Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MITI) ve onun şemsiyesi altındaki Japon Dış Ticaret Kuruluşu (JETRO) tarafından alınmaktadır.

 

q       Japonya'da bürokraside A ve B kategorisinde, meslek ve idari memur, istihdamı sağlanmaktadır. Meslek memurları, meslek hayatları boyunca master, tayin ve taşra görevleri almakta ve böylece değişik alanlarda tecrübe edinerek yönetici pozisyonlarına yükselmektedir.

 

 

 

 

 

BÖLÜM

4

 

 

 

 

                   OSAKA İŞ KONSEYİNİN JAPONYA'YA İHRACAT YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK  JAPON PAZARINA GİRİŞ İÇİN ÖĞÜTLERİ :

 

 

 

q       Japon firmaları küçük miktarlı siparişler vermeyi tercih etmektedir.

 

q       Japon tüketicisinin kalite konusundaki hassasiyeti dolayısıyla kalite hususunda en ufak detaylara dahi önem verilmelidir.

 

q          Gönderilen mal numune ile % 100 aynı özellikte olmalıdır. Talep edilen numune dışında başka ürünlerin numunesinin de yollanması yoluna gidilmesi, "ürün üzerinde bazı değişiklikler yapabiliriz veya yapacağız" tarzı yorum ve notlar bulunması olumsuz bir izlenim yaratmaktadır.

 

q       Fire oranı asgari düzeyde olmalıdır.

 

q       Teslimat mutlaka zamanında yapılmalıdır. Gecikme kabul edilmemekte ve Japon firmaları bu konuda çok kesin bir kararlılığa sahip bulunmaktadır.

 

q       Dağıtım sistemi genelde, ithalatçı-toptancı-ikinci toptancı-perakendeci-tüketici şeklinde işlemektedir. Perakende satış fiyatı ihraç fiyatının 3-4 katıdır.

 

q       Süpermarket ve department store'lara yapılan satışlarda ise dağıtım sistemi ithalatçı-perakendeci-tüketici şeklinde işlemektedir. Perakende satış fiyatı FOB fiyatın 2,5 katıdır.

 

q       "Mail order" (Posta yoluyla siparişli satış) da ise ithalatçı doğrudan tüketiciye malı ulaştırmaktadır. Perakende satış fiyatı FOB fiyatın 2 katıdır.

 

q       Japonya'nın ithalat, ürün sorumluluğu, haksız rekabetin önlenmesi, patent, telif ve marka ile ilgili hukuki düzenlemeleri ihracatçı firma yetkililerince iyice incelenmelidir.

 

q       İlk aşamada belirleyici unsur fiyatsa da uzun vadede kalite de en az fiyat kadar önemlidir.

 

q          Tüketiciler modayı yakından takip ettiklerinden mutlaka güncel çizgileri taşıyan ürünlerle pazara girilmelidir.

 

q       Japon işadamı 3 gün içinde soru veya talebine cevap almazsa yabancı firmanın kendi firmasının teklifi ile ilgilenmediğini düşünmektedir.

 

 

 

 

 

q       Japon firmalarına mal satmak için sadece malın "genel" tanımını değil, detayları içeren "spesifik" tanımını yapmak gerekmektedir. Örneğin; "deri ceket" tanımı yerine "bayanlar için kuzu derisinden gündelik kullanım için deri ceket" tanımının kullanılması gibi.

 

q       Fiyat marjı belirtilmesi halinde alıcı Japon firması bu fiyat marjına uygun tüketici kitlesini -üst sınıf mağaza, department store veya genel kitle satışı gibi- bulabilecektir.

 

q       İhracatçı hangi pazar kesitine -üst sınıf mağaza, department store, süpermarket, toptancı, perakendeci veya ticari firma- ulaşmak istediğini baştan belirlemelidir.

 

q       Japon pazarında satış yapılan bir tüketici veya temas noktası firma var ise bu baştan Japon firmaya belirtilmelidir. Zira, Japon firmalar bu bilgiye kendileri ulaştığı takdirde doğacak güvensizliği gidermek çok güç olmaktadır.

 

q       Japon firmalarına "OEM" (Original Equipment Manufacturing) bazda yapılan üretim ve numuneler "gizli" tutulmalı, diğer firmalara gösterilmemelidir. Zira, bu da güveni yıkan bir unsurdur.

 

q       Eğer ihraç edilecek ürünler mevcut halleri ile Japon pazarının taleplerine uygun değilse OEM bazda üretim ve satış ihtimali araştırılmalıdır. Örneğin; meşhur Fransız çanta üreticisi Louis Vuitton OEM bazda çalışmakta ve Japon pazarında satılan ürünleri sadece Japonya için ve Japon insanının zevklerine göre tasarlanmış çantalardır.

 

q       İhracatçı firmalar kendi ürünlerinin Japon piyasasındaki diğer benzer ürünler ile farkını -fiyat, kalite, yüksek katma değer, yeni tasarım vs.- belirtmelidir.

 

q       İhracatçı firmanın kendi ülkesine has hiçbir ibare ihraç edilen malın üzerinde yer almamalı, sadece uluslararası işaretler bulunmalıdır.

 

q       Japon firmaları kendi sanayilerine lojistik destek oluşturabilecek ileri teknoloji içeren sanayi ürünlerini tercih etmekte, ara malları ile pek ilgilenmemektedir.

 

q       Japon firmalarının uluslararası alanda tekstil ürünleri ithalatı yaptığı firmalar mevcut olduğundan bu ürünler için yeni Japon alıcı firma bulmak oldukça güçtür.

 

q       Maharet gerektirmeyen ve büyük miktarlarda üretilen ürünler aynı makinalarla Japonya'da ucuza üretilebildiğinden, daha çok karmaşık ve maharet gerektiren ürünlerin ihraç şansı bulunmaktadır.

 

q       Japonca hazırlanmış kartvizit Japon partner ile iyi bir ilişkinin başlangıç unsurudur. Kartvizitin olmaması veya tükenmesi büyük kabalık olarak kabul edilmektedir.

 

q          Japon muhataba kartvizit verilirken en son güncel bilgileri içermesi sağlanmalıdır. Birden fazla firma veya kurum için çalışılıyor ise karşıdaki muhatabı ilgilendirebilecek tek bir kartvizit verilmeli, birden fazla kartvizit verilerek muhatabın kafasının karışması önlenmelidir.

 

q       Japon Endüstriyel Standartları (JIS) mutlaka yakından takip edilmelidir. Özellikle ölçüler konusu üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

 

q       Japonya'ya ihraç edilecek ürünler güvenlik, sağlık, konfor ve çevreye duyarlılık unsurlarını içermelidir.

 

q       Japon pazarına girerken öncelikle yapılacak iş alıcı bulmak değil, üretilen ürünün Japon insanının zevkine uygunluğu, benzer ürünlerle tasarım, ambalaj ve fiyat alanında rekabet şansının araştırılmasıdır.

 

q       Japonya'nın çeşitli bölge ve şehirlerindeki tüketicilerin tercih ve zevkleri dahi ayrım içerebilmektedir. Örneğin; Tokyo'da yaşayanlar daha çok büyük ve parlak renkli ürünleri tercih ederken, Osaka'da yaşayanlar daha küçük ve sade renkleri tercih etmektedir.

 

q          Tokyo'da faaliyet gösteren firmalar daha uzun sürede karar alabilirken Osaka'da faaliyet gösteren firmalar ise daha hızlı karar alabilmektedir. Bunun sebebi, Osakalı firmaların KOBİ niteliğinde olması ve patronun işin başında olması ve duruma göre karar alabilmesidir. Tokyolu firmalarda ise kişiler karar alam yetkisine sahip olmayıp, inisiyatif almakta zorlanmaktadır.

 

q       Japon pazarına satış için giden kişinin ürünün üretim süreci konusunda da detaylı bilgi sahibi olması gereklidir. Örneğin; deri satacak kişinin derinin kromla mı yoksa tanenle mi tabaklandığını bilmesi, ürünün fiyatı ve dayanıklılığının Japon ithalatçı tarafından belirlenebilmesi için gerekli bir ayrıntıdır.

 

q       Japon pazarına mal satmak için mutlaka Japonca broşür ve kataloglar hazırlanmalıdır.

 

q       Japon işadamları ile sağlıklı bir iş ilişkisi için ya Japon bir eleman istihdam etmek ya da en azından Japonca konuşabilen bir elemanı pazar hakkında eğitmek gereklidir.

 

q       Herhangi bir sevkiyat içindeki malların zarar görmesi halinde bahane bulmak yerine hatayı kabul edip, bir seferlik zarara katlanmak uzun süreli istikrarlı bir iş ilişkisi için gereklidir.

 

q       Japon pazarına girebilmek için üretimde verimlilik ve etkinlik en üst düzeye çıkarılmalı, "orijinal" özelliklere sahip ürünler seçilmelidir.

 

q          Avrupa ve ABD'de ürünün iyi olması yeterli sayılıp, ambalaj çok önemsenmezken, Japonya nihai işçilik ve ambalaj en az ürün kadar önemli bir unsurdur. Örneğin; arkası pek önemli olmayan bir metal ürünün veya fırının arkası da diğer tarafları gibi güzelce boyanmalıdır. Japonlar pek çok ürünü hediye olarak aldıklarından dolayı paketleme stili, ambalaj kağıdı, üzerindeki işaret ve etiketler dahi zarif olmak zorundadır.

 

q          Zaman zaman muhatap firmadaki ilgili kişilerin değişmesi halinde yeniden olayın baştan anlatılması, yeni atanan kişi ile kişisel ilişki kurulması gerekmektedir. Bu noktada sabırla mücadeleden vazgeçilmemelidir.

 

 

 

q          Japon firmaları ile yazışmalarda sadece firma adı ile yetinilmemeli ilgili bölüm ve kişi spesifik olarak belirtilmelidir.

 

q          Japon firmalarına pek çok sayıda ürünle değil, sınırlı sayıda seçilmiş ürünlerle ilgili başvuruda bulunulmalıdır.

 

q          Japon pazarında girişte gümrükler önemli bir engel teşkil etmemekte ve Japon pazarı hızla dışa açılmaktadır.

 

q          Randevulara kesinlikle sadık kalınmalı, çok zorunlu haller dışında randevuya gidilmeli, gidilmesinin mümkün olmadığı hallerde mutlaka karşı taraf durumdan haberdar edilip, özür dilenmelidir.

 

q          Ürün eğer tamir, bakım gibi hizmetler gerektiriyorsa bu hizmetlerin Japon partnerce mükemmel bir şekilde yerine getirileceğinden emin olunmalı ve Japon firmaya bu konuda gereken tüm destek sağlanmalıdır.

 

q          Japon pazarının gelecekteki eğilimleri yakından takip edilmelidir.

 

q          Japon pazarındaki piyasa fiyatlarındaki değişime uyum sağlayacak fiyatlara ulaşılamaması halinde bu pazarda iş yapma imkanı ortadan kalkabilecektir.

 

q          Japon pazarına yönelik üretim ve pazarlama faaliyetlerinin Japon partnerlerle birlikte gerçekleştirilmesi pazar giriş şansını yükseltmektedir.

 

q          Japon firmasının bütün çabalarınıza karşın önerinize cevap vermemesinden yılmayıp, ısrarcı olmak gereklidir.

 

q          Japon firma ile önemli bir ürün ihracına ilişkin anlaşma imzalanmadan önce kalite ile ilgili detaylar mutlaka öğrenilmelidir.

 

q       Bir pazarda % 30'dan fazla pazar payına sahip olmak yüksek risk içermekte, o ülkedeki ekonomik bir sorun ihracatçı firma için büyük darboğazlar yaratabilmektedir.

 

q       Japon pazarına giriş imkansız olmayıp, sürekli ve sabırlı çaba gerektirmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM

5

 

 

        ÖRNEK SEKTÖR ANALİZİ : TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

 

                   JAPON TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME :

 

            Bu bölümde öncelikle Japon tekstil ve konfeksiyon sektörünün durumu (kısaca Japon tekstil sanayi olarak anılacaktır.) , bilahare Japon Hükümetinin sektöre yönelik almayı planladığı önlemler ile sektörün geleceği ve son olarak da Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörünün genel ve ülkemize yönelik dış ticaretinin yapısı incelenecektir.

 

A) JAPON TEKSTİL  SANAYİNİN DURUMU VE SORUNLARI :

 

            Tekstil sektöründe tüketicinin yüksek kalite ve düşük miktar yönündeki talepleri piyasayı yönlendirmektedir.

 

            Japon tekstil  sanayi,   pek çok markalı ürün ile yurt dışında çeşitli alt sektörlerde kurulmuş tesislerin ürünlerinin yoğun rekabeti ile karşı karşıya bulunmaktadır.

 

            Japon tekstil  sanayinin 4 temel sorunu aşağıda özetlenmektedir.

 

1. PİYASA EKONOMİSİNİN GEREKLERİNE UYUMDA YAŞANAN EKSİKLİK VE SIKINTILAR :

 

q       Japon tekstil  sanayinin yüksek maliyetli ve verimsiz arz yapısı düşük karlılık oranlarını da beraberinde getirdiğinden rekabet şansı düşmektedir. Çok fazla alt sektöre bölünmeye dayanan mevcut yapının değiştirilmesi ve alt sektörlerde sinerji yaratılması yoluyla bütünleşmeye gidilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

 

q       Pazarın taleplerine hızlı cevap verecek sistem oluşturulmasında zorluklar yaşanmaktadır.

 

q       Tüketici ile sıkı ve yaratıcılık içeren ilişki ağı kurulamamaktadır.

 

q       Tüketiciye yönelik piyasa yapısına uyabilen firma sayısı oldukça azdır.

 

2. GLOBAL REKABETİN YOĞUNLAŞTIĞI BİR ÇAĞDA ULUSLARARASI İŞ İLİŞKİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİNDEKİ ZAAFİYETLER

 

q       Japon tekstil  sanayi   teknolojik olarak diğer Asya ülkelerinden üstün olmasına karşın özellikle maliyet alanında Asya ülkelerine göre dezavantajlı konumdadır.

 

q       Japon tekstil  sanayi Asya ülkelerine dayalı olmaktan kurtulamamaktadır.

 

q       Japon tekstil  sanayinin Asya ülkeleri dışında tasarım ve üretim alanında uluslararası işbirliğine girmeye ihtiyacı bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

3. YENİLİKLERE UYUM SORUNU :

 

q       Yeni pazarlar ve teknolojilere ulaşımda zorluklar yaşanmaktadır. Bunun temel sebebi ise, sektörün üniversiteler ve diğer kamu kuruluşları ile olan iletişim ve işbirliği eksikliğidir.

 

q       Halihazırdaki yerel tekstil firmalarında teknik eleman sayısı gün geçtikçe azalmakta, üniversite öğrencilerinden tekstille ilgili teknoloji alanında eğitim alanlar dahi tekstil sektöründe çalışmayı pek tercih etmemektedir. Dolayısıyla, Japon tekstil  sanayinde önemli ölçüde nitelikli teknik personel açığı sürecek gibi gözükmektedir.

 

q       Standartlar ve fikri mülkiyet hakları konularında çağın gerisinde kalınması Japon tekstil  sanayi   için zaafiyet oluşturmaktadır.

 

4.TEKSTİL ÜRETİM MERKEZLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ İHTİYACI :

 

q       Japon tekstil üretim merkezleri miktar olarak arz merkezi olma özelliğini yitirmektedir.

 

q       Tekstil sanayinin istihdam yaratma etkisi, istihdam alanındaki geleneksel politikaların terk edilmesiyle azalmaktadır.

 

q       Tüketici taleplerine cevap verebilen firmalar dışında kalan ve işi devam ettirebilecek patronlara sahip olmayan firmalar üretim alanından çekilmek zorunda kalmakta, sadece grup ya da holding tarzı yapılanmış şirketler ayakta kalabilmektedir.

 

B. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELECEĞİ :

 

1. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN KENDİSİNE BİÇTİĞİ ROL :

 

                        Japon tekstil sanayinin kendisine biçtiği roller şunlardır:

 

q       İnsanların kendilerini tanıyıp, değer yaratır hale getirilmesi,

q       Yerel ekonomiyi yeniden canlandıran sektör olmaya çalışılması,

q       Asya moda kültürü yaratılması,

q       Teknoloji alanında sınırların zorlanması,

q       Çevreye duyarlı olunması,

q       Refah sağlama yolunda destek oluşturulması.

 

2. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ ALANINDA ALINACAK ÖNLEMLER :

 

q       Japonya'nın sahip olduğu yüksek teknolojik gücü yaratıcılıkla birleştirerek kendisine has "orjinal" tekstil ürünleri üretilmesi ve sonuçta Japonya'nın dünya moda endüstrisinin liderliğine ulaşmasına çalışılacaktır.

 

q       Tekstil sanayi ürünlerinde yüksek tasarım ve gelişmiş dağıtım sistemi ile mümkün olduğunca standart dışı üretim aşamasına geçilecektir.

 

 

 

q       Japon tekstil sanayinin "maliyet unsurunu dikkate alan standart ürünler" ile "global kriterlere uygun standart ürünler" alanında ilerleme kaydetmesi için sıkıntı yaratan geleneksel iç dağıtım ağının geliştirilmesi ile Asya ülkeleri de dahil uluslararası alandaki işbirliği çabalarının yoğunlaştırılması yoluna gidilecektir.

 

3. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN UYGULANACAK REFORM PAKETİNİN TEMEL UNSURLARI :

 

Japon tesktil sanayinin geliştirilmesi için uygulanacak reform paketinin temel unsurları şöyle belirlenmiştir.

 

q       Özellikle perakende satış sürecinde tüketici ile sıkı ve yakın işbirliği sağlanarak tüketiciye uygun ürün üretilecektir.

 

q       Konsinye olarak satılan mallar için perakendeci tarafından satılamayan malların iadesinde o miktarda telafi edici yeni alım yapılması veya tüm mallar satılmadan ikinci defa konsinye mal alınamaması yönündeki geleneksel sistem değiştirilecektir.

 

q       Satış kanalları arasında (toptancı-yarı toptancı-perakendeci) gibi hızlı iletişim sağlanarak tüketici talebine hızlı cevap verilmesi yoluna gidilecektir.

 

q                                 Çok karmaşık ve basamaklı olan dağıtım ağının daha basit ve etkin çalışır hale getirilecektir.

 

q                                 Sektöre yeni firmaların girişi kolaylaştırılacak ve iş hayatı ile ilgili genel bilgiler şeffaflaştırılıp, paylaşılması sağlanacaktır.

 

q                                 Elektronik ticaret uygulamalarından daha yoğun şekilde faydalanılması sağlanacaktır.

 

q                                 Piyasa mekanizmalarının etkin çalışması için gerekli ortam hazırlanacaktır.

 

q                                 KOBİ'lerin sektörel bilgi ağından yararlanmaları sağlanacaktır.

 

q                                 Global ölçekte standart ürün geliştirilecektir.

 

q                               Çok uluslu şirketlerin cezbedilecektir.

 

q                                 Maliyet alanında iç piyasada rekabet gücü arttırılacaktır.

 

q                                 Başka ülkelerdeki pek çok sektörel kuruluş ile bilgi paylaşımına gidilecektir.

 

q                                 Asya ülkelerindeki üretim için yeni bölgesel politikalar oluşturulacaktır.

 

q                                 Artan ithalat ve haksız rekabete karşı tedbir alınacaktır.

 

q                                 Halihazırda yüksek maliyeti doğuran mevcut üretim ve dağıtım yapısı kökünden değiştirilecektir.

 

q                                 Tekstil alanında ileri teknoloji geliştirilecektir.

 

q                                 Teknik alanda nitelikli işgücü yetiştirilecektir.

 

 

 

q                                 Uluslararası standartlar ve fikri mülkiyet hakları alanında gerekli çerçeve düzenlemeler yapılacaktır.

 

q                                 Çevrenin korunması, ürünlerin geri dönüşümü, yaşlanan toplumun ve tüketicinin taleplerinin karşılanması yolunda tedbirler alınacaktır.

 

q                                 Sanayi ile üniversite arasında işbirliği pekiştirilecektir.

 

q                                 KOBİ'lerin teknolojik gelişmelerden haberdar edilip yararlandırılması ve insan kaynağı yapılarının geliştirilmesi yönünde destek olunacaktır.

 

q                                 KOBİ'lerin hızlı uyum avantajından yararlanmayı sağlayacak stratejiler geliştirilecektir.

 

q                                 Belirli ürünlerde uzmanlaşmış şirketler arasında birbirini tamamlayıcı şekilde kollektif çabalar desteklenecektir.

 

q                                 Tekstil üretim merkezlerinin dışa açılmasına yardımcı olunacaktır.

 

q                                 Firmaların planlama çabaları desteklenecektir.

 

q                                 Alt sektörler arasında koordinasyon sağlanacaktır.

 

q                                 Sektördeki uzman personelin imkan olduğu ölçüde firmalar arası rotasyonu sağlanacaktır.

 

4.      TEMEL POLİTİKA UNSURLARI :

 

Japon tekstil sanayinin gelişimi için gerçekçi politika unsurları ise kısaca aşağıda özetlenmiştir.

 

q       Enerjik KOBİ'ler arası işbirliği desteklenmeli, aralarında etkin bilgi akışı sağlanmalıdır.

 

q       Yerel yönetimlere bu sektörde destek verilmelidir.

 

q       Sektörel girdi teminine yönelik tarife indirimleri sürdürülmelidir.

 

q       İthalatın artışının önlenmesi için Dünya Ticaret Örgütü Tekstil ve Konfeksiyon Anlaşması'nın korunma önlemleri hükümlerinden yararlanılmalıdır.

 

q       KOBİ'lerle ilgili kamu kuruluşlarının görevlerinden, bilgi akışı ve eleman eğitimi ile ilgili olanları benzer özel kuruluşlara aktarılmalıdır.

                              

q       Moda Enstitüsünün Japon moda sanayinin gelişimine yönelik katkıları artarak sürdürülmelidir.

 

C. JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN GENEL VE ÜLKEMİZLE OLAN DIŞ TİCARETİNİN YAPISI VE DURUMU :

 

 

 

 

 

 

A. JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ DIŞ TİCARETİNİN ÜRÜN GRUBU BAZINDA DURUMU :

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ürünleri ithalatı ve ihracatının ülke gruplarına göre dağılımına ilişkin tablolar ekte yer almaktadır. (Ek:9 ve Ek: 10)

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalatına baktığımızda 1996 yılındaki 27 milyar dolarlık düzeyinden % 32'lik bir azalışla 1999 yılında 22 milyar dolar düzeyine düşmüştür. Bundaki temel etkenin, 1997 yılında yaşanan Asya'daki finansal kriz sonucu iç pazarda meydana gelen daralma olduğu düşünülmektedir.

 

Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalatının alt sektörler itibariyle dağılımına baktığımızda ise 1999 yılı itibariyle konfeksiyon sektörünün % 75 ile ilk sırada yer aldığı, bunu % 11 ile hazır giyim ürünlerinin izlediği, kumaş, iplik ve elyafların ise % 14'lük geri kalan kısmı oluşturduğu anlaşılmaktadır.

 

Bu durumun gelişmiş bir ülkenin ithalat yapısına uygun olduğu ve özellikle tekstil sektörünün lokomotif ve öncü sektör olma konumdan 1970'li yıllardan itibaren çıktığı  Japonya için doğal olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, Japon halkının markalı ve yabancı ürünlere olan tutkusunun da bunda önemli bir etken olduğu, dahası bu tür ürünlerin Japonya için üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle Japonya içinde üretiminin mümkün olamayacağı da bilinmektedir.

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatı incelendiğinde ise, ithalatta olduğu gibi benzer sebeplerle 1996 yılındaki 8.5 milyar dolarlık ihracatın % 8'lik azalışla 7.9 milyar dolar düzeyine indiği görülmektedir.

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatı alt sektörler itibariyle incelendiğinde ise, 1999 yılı verilerine göre kumaşların % 47 ile ilk sırayı aldığı, bunu % 23 ile hazır giyim ürünleri, % 13 ile iplikler ve % 12 ile elyaflar izlerken, kalan % 5'lik kısım konfeksiyon ürünlerinden oluşmaktadır. Bu durum ise Japonya'nın ileri teknoloji içeren kumaş, iplik ve elyaf ürünleri ile bazı Japon modacıların hazır giyim ürünlerinde yoğunlaşan ihracat yapısına dayanmaktadır.

 

            Japonya global olarak bakıldığında tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaklaşık 14 milyar dolarlık dış ticaret açığı vermekteyse de bu rakam genel dış ticaret fazlasının 100 milyar dolar seviyesinde olması nedeniyle pek önemli değildir.

 

            B. ÜLKE GRUPLARI İTİBARİYLE DURUM :

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalat ve ihracatının ülke gruplarına göre dağılımına ilişkin veriler ekte yer almaktadır. (Ek:11 ve Ek:12)

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon ithalatının ülke grupları itibariyle dağılımına bakıldığında, 1999 yılı verilerine göre, Asya ülkelerinin % 84 gibi belirleyici ve baskın bir paya sahip olduğu, Çin'in ise % 63 ile Asya ülkeleri arasında çok büyük bir paya sahip olduğu, bunu % 11 ile AB'nin ve % 4 ile ABD'nin izlediği görülmektedir. Asya ülkelerinin ithalattaki üstün konumunun temel nedeninin, coğrafi yakınlık, maliyet ucuzluğu ve Japon firmalarının Asya ülkelerindeki yatırımları olduğu düşünülmektedir.                        

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatının ülke gruplarına göre dağılımı incelendiğinde ise, 1999 yılı verilerine göre, yine Asya ülkeleri % 75 ile çok büyük bir paya ve önceliğe sahiptir. Çin yine % 32'lik oranla Asya ülkeleri arasında en önemli ihraç pazarı konumundadır. Asya ülkelerini % 11.4 ile AB ve % 8.4 ile ABD izlemektedir.

 

 

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracat ve ithalatındaki ülkesel dağılımdaki Asya ülkeleri, AB ve ABD sıralaması , genel dış ticareti ile mukayese edildiğinde, ABD'nin AB ile yer değiştirmesi halinde benzerlik arz etmektedir.

 

            Bu üç ülke grubu Japonya'nın en önemli ticaret partnerleri olma konumlarını tekstil ve konfeksiyon sektöründe de sürdürmektedir.

 

            C. JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON İTHALAT VE İHRACATININ GENEL DIŞ TİCARETİ  İÇİNDEKİ KONUMU :

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon ithalatının ve ihracatının, ülkenin genel ithalatı ve ihracatı içindeki durumunu gösteren tablolar ekte yer almaktadır. (Ek: 13 ve EK: 14)

 

            Tablolar incelendiğinde, tekstil ve konfeksiyon ithalatının ülkenin genel ithalatı içindeki payının % 7 olduğu, bunun % 5.2'sinin konfeksiyon alt sektörüne ait olduğu görülmektedir.

 

            Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatının genel ihracat içindeki payı ise % 1.8 gibi düşük bir düzeyde olup, kumaşlar % 0.88 gibi önemli bir paya sahip bulunmaktadır.

 

            Yukarıdaki veriler de göstermektedir ki Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü, Japonya'nın dış ticaretinde önemsenmeyecek bir yere sahip bulunmaktadır. Ancak, söz konusu ithalat ve ihracat rakamları ülkemiz için her halükarda çok büyük hacme sahip olup, önemli bir ihracat potansiyeline işaret etmektedir.

 

D. JAPONYA'NIN ÜLKEMİZ İLE TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İTHALAT VE İHRACATINDAKİ DURUM :

 

            Japonya'nın ülkemiz ile olan tekstil ve konfeksiyon sektöründeki ithalat ve ihracatına ilişkin veriler ilişikte yer almaktadır. (Ek: 15 ve Ek: 16)

 

            Japonya'ya yönelik tekstil ve konfeksiyon ihracatımız incelendiğinde, 1996 yılındaki 27 milyon dolarlık düzeyinden % 38'lik azalışla 1999 yılında 17 milyon dolar düzeyine düşmüştür.

 

            Ürün grupları itibariyle ihracatımızın dağılımına baktığımızda ise, 1999 yılı itibariyle, % 81.8 ile tekstil ürünleri büyük bir ağırlığa sahip bulunmaktadır. Bunun büyük bir kısmı ise halılardan oluşmaktadır. Diğer önemli ürün kalemleri ise % 11.2 ile konfeksiyon ve % 6.7 ile deri ürünleridir.

 

            Japonya'dan yapılan tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalatımız ise 1996 yılındaki 25 milyon dolarlık düzeyinden % 17'lik azalışla 1999 yılında 20.9 milyon dolar düzeyine inmiştir.

 

            Ülkemizin Japonya'dan yaptığı tekstil ve konfeksiyon ithalatının ürün grupları itibariyle dağılımına baktığımızda ise, 1999 yılı verileri ile % 98 oranında tekstil ürünlerinden oluştuğu görülmektedir. Diğer ürün grupları ise bu ülkeden yapılan ithalat içinde çok küçük bir yer tutmaktadır. Tekstil ürünleri ithalatımızın % 87'si ise sentetik ve suni elyaflardan oluşmaktadır.

 

            Yukarıdaki veriler kabaca değerlendirildiğinde, ülkemiz Japonya'dan iplik ithal edip, konfeksiyon ürünü ihraç eden ülke konumundadır.

 

            Bu durum, ülkemiz tekstil ve konfeksiyon sektörünün üretim ve ihracat alanında dünyanın önemli ülkeleri arasında yer alması ve Japonya'nın bu sektörü ikincil derecede önemli sektör gören yaklaşımına uygun görünmektedir.

 

BÖLÜM

6

 

İŞADAMLARIMIZIN AÇISINDAN GENEL BİR DURUM DEĞERLENDİRMESİ

 

q       Ülkemiz işadamı, Avrupa ve ABD'de olduğu gibi büyük Türk nüfusu olmayan Japonya'da temas noktası oluşturacak kişi bulmakta zorlandığından bu pazarda kısa vadede yer edinememektedir.

 

q       Sabırsızlık ve tüketici eğilimlerini dikkate almadan mevcut ürünleri ihraç etme gayretleri sonucunda olumlu bir noktaya ulaşılamamaktadır.

 

q       Japonya ile iş yapmak ekonomik tahlilin yanısıra, derin ve kapsamlı bir kültürel araştırma ve analizi gerektirmektedir.

 

q       Japonya'da partner bulmak için JETRO'nun "business support center" faaliyetlerinden  ve ticari fuarlara katılım imkanlarından istifade etmek yararlı olacaktır. "business support center"larda kira ücreti alınmadan bir ofis tahsis edilmekte, danışmanlardan da istifade ederek 4 ay süreyle bu ofis aracılığı ile iş temasları yapma imkanı sağlanmaktadır. Ülkemiz firmaları ise bu imkanı pek kullanmamaktadır. Bu konudaki taleplerin JETRO İstanbul Ofisi aracılığıyla iletilmesi gerekmektedir. 

 

q       Japonya'ya ihracat yapacak firmalarımızın Avrupa'da tecrübe edinmiş, belli sermaye,teknoloji ve eleman kapasitesine sahip olmaları gerekmektedir. Japonya, ilk defa ihracat yapacak firmalar için gerçekten çok zor bir pazardır.

 

q       Japonlarla iş yaparken en az iş teamülleri kadar toplumsal teamüllere ve kurallara uyum da ilişkinin geleceği için önemlidir. Hatta sosyal boyut ilk aşamada ekonomik boyuttan bile önemli olabilmektedir.

 

q       Japonların inanılmayacak kadar çok detaylı soru soracaklarını dikkate alarak mümkün olduğunca tüm detayları kapsayan bir dosyanın başlangıçta karşı tarafa sunulması karar süresinin kısalmasını sağlayabilecektir.

 

q       Japonya bir alternatif  pazar olarak değil, sürekli ve istikrarlı bir pazar olarak uzun vadede düşünülmektedir.

 

q       Japon işadamlarından uzun süre cevap alınmaması "red" anlamına gelmektedir. Zira, Japonlar ilgilerini çeken tekliflere gerçekten çok hızlı cevap vermekte ve aynı hızda cevap beklemektedir. Japonların istediği bilgiler hemen temin edilemiyorsa en azından hızlı bir şekilde bilgilerin temin edilmekte olduğu belirtilmeli ve talebin cevapsız kaldığı, dolayısıyla "reddedildiği" izlenimi yaratılması önlenmelidir.

 

q       Ülkemiz ölçeğindeki büyük firmaların dahi Japonya ölçeğinde küçük olabileceğini dikkate alarak, daha mütevazi firma tanıtımı yapmak ve karşı tarafın iş hacmini ve gücünü öğrendikten sonra tepki göstermek daha doğru olacaktır. Ülkemiz işadamı için büyük ölçekli olan, ancak Japon işadamı için ihmal edilebilir veya ilk aşamada ilgilenilmeye değer görülmeyebileceğini de dikkate alarak lüzumsuz alınganlık gösterilmemesi gerekmektedir.

 

 

 

 

BÖLÜM

7

 

 

GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN TEMEL BİLGİLER :

 

q       Japonya'da GSM sistemi değil, kartsız sistem kullanılmakta, ülkemiz cep telefonları Japonya'da çalışmamaktadır.

 

q       Tokyo'daki belli başlı iş ve yaşam merkezleri Shibuya, Shinjuku ve Ginza bölgeleridir. Eğlence merkezleri ise Shinjuku ve Roppongi bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.

 

q       Japonya ülkemiz vatandaşlarına vize uygulamamaktadır.

 

q       Japonya'da en hızlı ve etkin ulaşım aracı metro, tren ve şehirlerarası seyahatlerde ise hızlı trendir. (Şinkansen)

 

q       Tokyo'da 14 adet Türk restaurantı bulunmakta olup, gün geçtikçe sayıları artmaktadır.

 

q       Önemli department storelardan bazıları "Takashimaya", "Mitsukoshi", "Daiei", "Keio" ve "İsetan'dır.

 

q       Elektronik eşya fiyatları ülkemizden biraz daha pahalı olmakla birlikte, son model ürünleri alma imkanı bulunmaktadır.

 

q       Japonya'da otel fiyatları genel olarak 80 dolar ile 300 dolar arasında değişmektedir.      

q       Japonya'da yaşayan Türk Öğrencilerin kurduğu dernek firmalarımızın tercüman ihtiyacını karşılamada yardımcı olabilmekte, bu konuda Ticaret Müşavirliğimizden destek alınabilmektedir.

 

q       Ülkemizden THY'larının Tokyo ve Osaka'ya direkt uçuşları bulunmaktadır. Uçuş süresi yaklaşık 12 saattir. THY'nin uçuş günleri ve saatleri aşağıda yer almaktadır.

 

   UÇUŞ HATTI                            UÇUŞ GÜNÜ        UÇUŞ NO    KALKIŞ SAATİ               VARIŞ SAATİ

İSTANBUL-TOKYO

PAZARTESİ

CUMARTESİ

TK 1022

TK 1022

17:30

17:30

10:45

10:45

 

İSTANBUL-OSAKA

PERŞEMBE

CUMA

PAZAR

TK 1014

TK 1016

TK 1018

17:00

17:00

17:00

12:10

09:45

09:45

 

TOKYO-İSTANBUL

SALI

PAZAR

TK 1023

TK 1023

13:10

13:10

19:45

19:45

 

OSAKA-İSTANBUL

PAZARTESİ

CUMA

CUMARTESİ

TK 1018

TK 1014

TK 1017

11:00

13:30

12:35

20:20

20:20

19:25

 

 

 

q       Japonya'da düzenlenen fuarlara ilişkin bilgiler JETRO'nun www.jetro.go.jp isimli web sitesinden temin edilebilmektedir.

 

Japonya'da (Tokyo) gezilebilecek yerler :

 

1.  Meiji tapınağı veya Asakusa tapınağı

2.      Akihabara (Elektronik ürün satılan  meşhur mağazaların bulunduğu cadde)(Laox isimli vergisiz satış mağazası)

3.      Oriental Bazaar (Hediyelik eşya satılan mağaza)

4.      Ometasando veya Daikanyama (Kafelerin bulunduğu meşhur caddeler)

5.      Tokyo Tower (Eyfel kulesinin Japon versiyonu)

 

Bazı JaponCA Sözcükler :

 

Ohayogozaimas           : Günaydın

Konniçiva                                : Tünaydın

Konbanva                                  : İyi akşamlar

Hai                                            : Evet

Vakarimaşta                              : Anladım

Kudasai                                     : Lütfen

Onagaişimas                             : Rica ederim

So des                                     : Öyledir

Domo arigato gozaimaşta          : Teşekkür ederim

Sake                                           : Japon pirinç rakısı    

İzekaya                           : Japon meyhanesi

Natto                                          : Kabuklu meyve (fındık)

Doko                                          : Nerede?

Donna ikura                                : Fiyatı ne kadar?       

Daijobu                                      : Sorun değil, önemli değil

 

 İrtibat ADRESLERİ :

 

Tokyo Ticaret Müşavirliği :

Adres: 2-33-6, Jingumae, Shibuya-ku, Tokyo 150-0001.

Tel : 813 - 3470 6723

Fax : 813 - 3470 6280

          E-mail : dttok@gol.com

 

Tokyo Büyükelçiliği (Genel) :

Adres: 2-33-6, Jingumae, Shibuya-ku, Tokyo 150-0001.

          Tel : 813 - 3470 5131-5

          Fax : 813 - 3470 5136

 

          JETRO İstanbul Ofisi :

Adres: Büyükdere Cad. Maya Akar Center 14/54

Esentepe - İSTANBUL

          Tel :  212 - 275 51 80 - 274 03 89

          Fax : 212 - 288 07 39

 

          İlgili web siteleri :

            www.meti.go.jp (JAPON EKONOMİ ULUSLARARASI TİCARET VE SANAYİ BAKANLIĞI)(METI)

            www.jetro.go.jp (JETRO)

            www.mof.go.jp (JAPON MALİYE BAKANLIĞI)  

 

 

 

         İ K İ N C İ    K I S I M

       

JAPON FİRMALARININ

YÖNETİM 

VE

ÜRETİM YAPISI


 

 

 

 

KISIM 2 : JAPON FİRMALARININ YÖNETİM VE ÜRETİM YAPISI

 

 

JAPON FİRMALARININ YÖNETİM YAPISI :

           

 

BÖLÜM 8      TEORİK TEMEL

 

q       ÜRÜN VE ÜRETİM YÖNELİK STRATEJİLER

q       BÜROKRATİK VE GRUP DİNAMİKLERİ

q       ABD- JAPON FİRMA KARŞILAŞTIRMASI

 

 

BÖLÜM 9      JAPON FİRMALARININ İDARİ YAPILARINI GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ

 

 

BÖLÜM 10    JAPON FİRMALARINDA İNSAN KAYNAĞININ YÖNETİMİ

           

 

BÖLÜM 11     JAPON FİRMALARININ KARAR ALMA UYGULAMALARI

 

 

BÖLÜM 12    JAPON FİRMALARINDA YÖNETİCİ-ÇALIŞAN İLİŞKİLERİ VE     SORUNLARIN ÇÖZÜMLENMESİ

 

 

BÖLÜM 13    JAPON FİRMALARINDA TOPLANTI STİLİ

 

 

BÖLÜM 14    JAPON FİRMALARININ EĞİTİM İLE İLGİLİ  UYGULAMALARI

 

 

BÖLÜM 15    JAPON FİRMALARININ HUKUK ALANINDAKİ    UYGULAMALARI

 

 

JAPON FİRMALARININ ÜRETİM YAPISI :

 

 

BÖLÜM 16    JAPON FİRMALARINDA ÜRETİM YÖNETİMİ

 

 

BÖLÜM 17    JAPON FİRMALARININ YÖNETİMİ KONTROL SİSTEMLERİ

 

 

BÖLÜM 18    JAPON ŞİRKET KÜLTÜRÜ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM

8

 

 

 

Japon özel sektörü ile ilgili incelememizin detaylarına geçmeden önce temel iki şirket yönetim sistematiğini oluşturan,

 

a)      üretim ve ürüne yönelik firma stratejileri ile,

b)      bürokratik ve grup dinamiklerine dayanan yönetim teknikleri,

 

ABD ve Japon firmalarının da karşılaştırmasına imkan sağlayacak şekilde irdelenecektir.

 

a) ÜRÜN VE ÜRETİME YÖNELİK STRATEJİLERİN GÜÇLÜ VE ZAYIF NOKTALARI :

 

            Ürün ve üretime yönelik stratejilerin her ikisinin de hem güçlü hem zayıf tarafları bulunmaktadır.

 

            Japon stili üretime yönelik stratejilerin güçlü olduğu noktalar;

 

            a) Talepte meydana gelen değişimlere ağır ağır artan bir tempo ile firmanın örgüt yapısına en az zararı vererek uyum sağlanabildiğinden, uyum sağlama süreci yavaş artan ivmeli, sürekli ve başarılıdır.

 

            b) Birbirinden çok farklı ve çatışan unsuru karmaşık bir yapıda koordine edip, eritebilme olasılığı bulunduğundan, firma, örgütünden gelen değişime ilişkin görüş ve öneriler değişen çevre şartları ile uyumunu sağlayabilmektedir.

 

            Japon stili üretime yönelik stratejilerin zayıflıkları ise;

 

            a) Fazlasıyla gevşek olması ve kaynak akımında etkinliğin olmamasıdır. Uzun vadeli hedefler düşünüldüğünden, gelecekteki piyasaya göre yapılan hareketler yanlış yatırımlara ve kaynak israfına sebep olabilmektedir.

 

            b) Hızlı yapısal değişime uyumda karşılaşılan zorluklar da bulunmaktadır. Özellikle diğer rakip ülkelerdeki hızlı yapısal değişime ayak uydurmakta, orta hızda bir değişim öngörüldüğünden zorlanılabilmektedir.

 

            c) Gereğinden fazla kaynak akımı sağlamak ve insana dayanmak gibi unsurlar sebebiyle, büyük miktarda karsız bölümlerin firma bünyesinde bulunması, kaynak artışı ve gelişiminde yavaşlığı ve karşılılığının azlığıdır.

 

            Japon stili dışında kalan üretime yönelik stratejilerin zayıflıkları şunlardır:

 

            a) Yüksek çeşitlilik düzeyine cevap vermede zorlanılması,

            b) Köklü değişim ve hamleler yapmakta güçlük çekilmesi, (Teknoloji sistemi, mevcut örgüt yapısı ve sürecine yüksek düzeyde bağlı olması)

 

 

 

 

 

 

 

 

            ABD firmalarının uyguladığı ürüne yönelik stratejilerin güçlü tarafları şunlardır:

 

            a) Spesifik ürünler için pazar imkanları, kaynakların gelişimi ve sıkı sıkıya bağlı olduğu için etkin kaynak dağılımı mümkündür.

            b) İnsan kaynaklarına  fazla önem verilmediğinden hızlı yapısal değişimler, kaynakların köklü olarak yeniden dağılımı ile sağlanmaya çalışılmaktadır.

            c) Önemli hamleler yapılabilmektedir. Çünkü, teknolojik sistem örgüt yapı ve süreçleri ile daha az ilintilidir.

 

            Ürüne yönelik stratejinin zayıf noktaları ise şunlardır:

 

            a) İlerlemeye yönelik tüketici ihtiyaçları ve rekabet şartlarındaki değişimlere daha zor ayak uydurabilmektedir. Çünkü, örgütün işlev ve süreçlerinde evrim daha az öneme haiz olarak düşünülmektedir.

 

            b) Ürün kavramları veya rekabet üstünlüğünde orjinalliğe verdiği abartılı önem, üretim ve insana yetersiz önem verme sonucunu doğurmuştur.

 

            c) Pazarda küçük ölçekli yer boşluğunu arayan firmaların doldurulabileceği alanlarda fırsatlara sahip değildir. Sürekli boşluklara adaptasyon da zorlanmaktadır.

 

            Sonuç olarak; ürüne yönelik stratejiyi izleyen firmalar (ABD) önemli hamleler yapabilmekte, ancak bu hamleyi mükemmele ulaştıramamaktadır. ABD firmaları, Japon firmalarının değişik boyutları ve karmaşıklığı bulunan rekabet imkanları ile yarışamamaktadır. Japon firmaları  da değişime sürekli uyumu sağlayabilse de önemli hamleler yapma yeteneğine sahip olamamaktadır.

 

b)  ÖRGÜT YAPI VE SÜREÇLERİNDEKİ FARKLILIKLAR:

                 (BÜROKRATİK DİNAMİKLERE KARŞI GRUP DİNAMİKLERİ)

 

            Bürokratik dinamiğe sahip firma; resmi hiyerarşik otorite ilişkilerine sahip, fonksiyonların açıkça belirlendiği, standart politika, kurul ve planların bulunduğu firmadır.

 

            Grup dinamiğine sahip firma ise; hiyerarşiye pek bağlı olmayan, standart kurallardan ziyade örgüt içinde yeralan kişi ve özerk grupların bilgi değişimi ve değer paylaşımı ile ayakta duran firmadır. Bu değişim, hiyerarşi ve fonksiyon farklılığı güdülmeden gerçekleşmektedir.

 

            Her iki firma türünün de güçlü ve zayıf tarafları aşağıda özetlenmektedir.

 

Bürokratik dinamiğe sahip organizasyonların güçlü yönleri;

 

            a) Bilgi ve karar alma yükündeki artışa, hiyerarşik kademeleri arttırılarak veya otorite ilişkilerini yeniden tanımlayarak uyum sağlayabilmesi,

 

            b) Kabul edilmiş kurallar sayesinde, bilgi akım ve muhafazasının kolay hale gelmesi,

 

            c) Kurallar sistematik bir bütünlüğe sahip olduğundan davranışların tutarlı ve sonuçların tahmin edilebilir olması,

 

            d) Örgüt yapı ve sürecindeki köklü değişimlerde hiyerarşinin her aşaması kendine düşeni yapacağından daha kolay sonuç alınması,

 

            e) Önemli strateji değişikliği ve stratejik kaynakların yayılmasından daha kolay olmasıdır.

 

            Bu sistemin zayıflıkları ise;

 

            a) Hiyerarşinin alt düzeyine karar alma sürecine katılma imkanı bırakmaması ve işe bağlılığı azaltılması,

 

            b) Yönetimin günlük işlerden uzaklaşmasının işlemlerin kontrolünü zorlaştırması,

 

            c) Bilgi ve karar alma yükünün hiyerarşinin tepelerinde daha da artması,

 

            d) Hiyerarşik yönetime verilen önem sebebiyle işlevlerin işbirliği ile yerine getirilmesi olasılığının düşük olması,

 

            e) Bölümlerin bencilleşmesi, daha alt düzeyde hedeflere yönelme ve bölümlerin kendi içinde karmaşık hiyerarşilere sahip olabilmesi ihtimalinin bulunmasıdır.

 

            Grup dinamiğine sahip organizasyonların güçlü tarafları ise şunlardır:

 

            a) Özerk gruplar arası ilişkilerin çok fazla olması sebebiyle grup amaçlarının yanısıra örgüt amaçlarına bağlılık ve bu hedefleri yakalama düzeyinin çok yüksek olması,

 

            b) Grup içi ve kişisel kontrol bulunması, bir başka deyişle, yerinde kontrol sistemi olması nedeniyle kontrol maliyetinin daha düşük olması,

 

            c) Bilgi ve karar alma yükünün üst düzey yöneticilerin sırtında kalmaması,

 

            d) Stratejik önemdeki bilgilerin karar alınmadan önce paylaşılması ve tartışılması her boyutun incelenmiş olması sebebiyle hata payının azalması,

 

            e) Bilginin paylaşımı ve içiçe çalışmanın doğrudan kendi işi ve diğer konular ile ilgili bilgi birikimi ve öğrenim sağlaması,

 

            f) Yatay ve dikey aktivitelerin entegrasyonu sebebiyle alt alanlarda optimuma ulaşmanın daha az olması,

 

            Grup dinamiğine sahip organizasyonların zayıf yönleri ise şunlardır:

 

            a) Karar duyurulduktan sonra amaç ve çaba bütünleşmesinin otomatik olarak sağlanamaması,

 

            b) Genel bilgilerin süzgeçten geçirilmesi ve azaltılarak alt düzeye iletilmesi için hiyerarşi dışı yollar bulunması ihtiyacının doğması,

 

            c) Bilgi, resmi kurallar ve politika kişilerin bilgi ve uzmanlığına bırakıldığından, kilit kişilerin bu uzmanlık deneyimlerine diğer kişilerle yeterince paylaşmamış olmaları durumunda örgütün zaafiyet göstermesi,

 

            d) Sistem, bilginin kişilerarası etkileşim sonucu paylaşımına dayandığından bilgi akımının uzun süre alması ve firma tavrının şartlara uyumlu olarak değişiminin yavaş gerçekleşmesi,

 

            e) Grup üyelerinin, konsensüse varma gayesine ulaşma endişesiyle genelin fikrine uymak için yoğun baskı hissetmesi ve bireysel hareket güçlerini kaybetmesi,

 

 

 

 

            f) Demokratik yollardan alınan kararların kalitesinin iyiliğinin, ancak kararların amaçlarının yetenekli ve uyumlu bir şekilde belirlenmesi halinde ortaya çıkabilmesi.

 

            Yukarıda belirtilen tanımlamalar "ortalama" ve "büyük" ABD-Japon firmaları için yapılmıştır. Bürokratik dinamik yapı, Amerikan firmalarının, grup dinamiğine sahip yapı ise; Japon firmalarının temel tanımlayıcısı kabul edilmektedir. Grup dinamiğine sahip firmalar, değişen şartlara daha kolay uyum sağlama avantajına sahipken, bürokratik dinamiğe sahip firmalar, şartlarındaki köklü değişikliklere radikal değişiklikler yapıp, uyum sağlama avantajına sahip bulunmaktadır.

 

FİRMANIN TEMEL YAPISINI BELİRLEYEN FAKTÖRLER :

 

            Firmaların, bürokratik veya grup dinamiğine dayalı stratejileri seçişlerinin altında yatan sebepler kısaca şu şekilde özetlenebilir :

 

            a) Talepteki ve üründeki değişime hızla uyum isteniyorsa, bürokratik dinamiğe sahip olma aranacaktır.

 

            b) Bilgi ve üretim şeklindeki değişime ayak uydurmak isteniyorsa grup dinamiği tercih edilmektedir.

 

            c) Kısa vadeli kar artışı için bürokratik dinamik, uzun vadeli kar artışı için ise grup dinamiği tercih edilecektir.

 

            d) İşgücünün sürekliliği var ise grup dinamiği, işgücü hareketli ve değişken ise bürokratik dinamik geçerli olacaktır.

 

            e) Sermaye piyasasından gelen ani talebi bürokratik dinamik ile, uzun vadeli ve yavaş talepleri ise grup dinamiği ile karşılamak daha kolay  olacaktır.

 

            f) Firmanın işlerinin büyüklüğü ve dağınıklığı da belirleyici olmaktadır. Firmanın çapı büyüdükçe grup dinamiğinden bürokratik dinamiğe geçmek gerekecektir. Çünkü, bilgi ve karar akışı ancak kurallar silsilesi ile sağlanır hale gelecektir. Diğer taraftan, firma yeni alanlarda da faaliyete geçiyorsa bürokratik dinamikten ziyade grup dinamiğine dönmek zorundadır. Böylece, otonom iş alanlarından daha verimli sonuç alabilecektir.

 

            Sonuç olarak, bürokratik ve grup dinamiğinin özellikleri birbirini tamamlayan unsurlardır. Firmalar, şartlara göre "uyumlu bir harman" yapacaklardır. Firmanın rengini belirleyen ise; hangi öğenin daha ağır bastığı olacaktır.

 

 

            ABD VE JAPON FİRMALARININ BENZERLİKLERİ :

 

            Bu bölümde yeralan ABD ve Japon firmalarından, iyi bir yönetime sahip firmalar kastedilecek ve kısaca firmalar olarak bahsedilecektir.

 

            Firmalar, çevre şartlarındaki değişimlere gerektiğinde, fabrika arazisini de genişleterek büyümeye yönelerek dahi ayak uydurmaktadır. Çevre şartlarındaki değişim; teknolojik icatlardan, değişen tüketici tercihlerinden, artan uluslararası rekabetten, doruğa veya olgunluğa ulaşmış, durgunluk noktasına gelmiş endüstri alanlarında faaliyet gösterilmesinden kaynaklanabilmektedir. Firmalar, bu tür değişimlere ya ortak yatırıma giderek ya da faaliyet sahalarını değiştirerek adapte olabilmektedir.

 

            Firmalar; fabrika mekanını genişletme imkanının yanısıra idari, teknik ve "know-how" tecrübelerini aktarabilme avantajları ile yeni iş alanlarına yönelebilmektedirler.

 

            Firmalar, birbirlerinden yeni örgütlenme özellikleri öğrenmektedir. Ortak yatırımlar sayesinde ABD firmaları, Japon pazarının özelliklerini öğrenirken, Japon firmaları da yeni pazarlama teknikleri öğrenmektedirler.

 

            Firmalar, personellerine ve şirket kültürü oluşumuna çok büyük önem vermektedir. Bütün elemanlarının şirketin birer parçası ve o kültürün bir birimi olması çabasına girmektedirler.

 

Firmalar, çevreden etkilendikleri gibi çevre şartlarını etkileyebilmekte, hatta oluşturabilmektedirler. Çünkü, teknolojik buluşlar, pazarlama ve örgütlenme teknikleri firmaları lider konumuna getirdiğinden yeni pazar yapıları oluşturabilmektedirler.

 

 ABD-JAPON FİRMA STRATEJİLERİ ARASINDAKİ FARKLAR:

 

            ABD ve Japon firmalarının stratejileri arasındaki farklar şu şekilde sıralanabilir :

 

            a) ABD firmaları, çok spesifik bir pazarı nüfuz alanı olarak saptarken, Japon firmaları, çalışanlarına genel yönü belirtmekte, ancak pazarın derinliği ve genişliğini belirlemede önemli ölçüde özgürlük imkanı tanımaktadır.

 

            b) ABD firmaları mevcut kaynakları geliştirmeyi, ancak yeterli çevre ve risk analizleri yapıldıktan sonra gerçekleştirebilirken, Japon firmaları, özellikle milli kaynakların geliştirilmesi ve sürekli akımının sağlanmasına önem vererek, çevre şartlarındaki değişikliklerden etkilenmeden rekabet imkanını sürdürmeyi başarabilmektedir.

 

            c) ABD firmaları, kaynakların geliştirilmesi kararlarını finansal mülahazalara dayanarak ve kısa vadeli başarı yönünde alırken, Japon firmaları, insan unsuruna dayanarak, eğitim ve aktiviteler düzenleyerek ve uzun vadeli düşünerek almaktadır.

 

            d) ABD firmaları, riski kendileri üstlenirken, Japon firmaları, riski geniş örgütsel ilişkiler ağı    -firma, firmalararası, firma-devlet arası- yaratarak azaltıp, kendi üstüne bir kısmını almaktadır.

 

            e) ABD firmaları, rekabette üstünlüğü tümdengelim yöntemi ve ürün stratejileri ile sağlamaya çalışırken, Japon firmaları, tümevarım ve üretim stratejileri ile sağlamaya çalışmaktadır.

 

            Kısaca; ABD firmaları pazar tarafından talep edilen ürünü üretmeyi hedeflerken, Japon firmaları bir zincirin halkaları gibi bir yapıda bulunduklarından belirli bir üretim sistemini  geliştirip, her ürünü ucuza maleder hale gelip, pazarın talebini karşılama ve rekabet etmede daha etkin olabilmektedir.

 

             ABD-JAPON FİRMALARI ARASI FARKLARI YARATAN FAKTÖRLER :

 

            a) ABD firmaları, hisse senedi satışlarında başka firmalarca ele geçirilme korkusu ile karşı karşıya iken, Japon firmaları, yüksek hisse senedi bulunduran kişilerin belirli olması ve kanuni imkansızlıklar nedeniyle, bu tür bir durum ile karşı karşıya değildir. ABD hisse senedi piyasasında, kısa vadeli karlılık çok önemli olduğundan firmalar uzun vadede karlı olabilecek, ancak kısa vadede kar yaratmayacak alanlardan uzaklaşmaktadır. Japonya'da ise bu tür yatırımlar, uzun vadeli düşünceler ile alınan hisse senetleri sayesinde gerçekleştirilebilmektedir. ABD firma yöneticileri, sürekli koltuğunu kaybetme telaşında ve huzursuz iken, Japon firma yöneticileri, daha rahat ve güven içinde olduklarından rasyonel karar alma imkanına sahiptirler.

 

 

 

 

 

 

 

            b) Japon firmaları, işgücüne yönelik politikalarını tek firmada ömür boyu istihdam gelenekleri sebebiyle mevcut işgücünün  en verimli şekilde çalıştırılması ve üretim sürecinde meydana gelebilecek  değişimlere adapte olabilecek genel yeteneklere sahip çalışanlara dayandırılması esasına göre  yürütmektedir. ABD firmalarının çoğunda ise; bu tür ömür boyu istihdam politikası olmadığından genel değil, özel yeteneklere sahip, çok ayrıntılı dallara ayrılmış işgücü istihdamı vardır. ABD'de işgücünün işten çıkarma ve yeniden işe alınması sözkonusudur. İşgücü piyasanın eğilimini katı kuralları olan sermaye piyasası belirlediğinden "acı" istihdam politikaları uygulanması gerekebilmektedir. Japon sermaye piyasası ise daha esnek ve yumuşak olduğundan işgücü piyasası "daha az acı" reçete ile değişime uyabilmektedir.   

 

            c) ABD firmaları, dünyada pek çok endüstride lider konumda iken, Japon firmaları, bu firmaların takipçisi konumundadır. Lider firmalar, yeni ürün yaratmak ve bu ürünlerin pazarda yer edinmesini sağlamaya çalışırken, takipçi firmalar keşfedilen ürünlerin birim maliyetlerini düşürmeyi hedeflemektedir. Lider firmalar (ABD) ürün teknolojisi ile uğraşırken, takipçi firmalar (Japon) ürün maliyetini düşürücü üretim teknolojileri ile uğraşmaktadır.

 

 

 

JAPON FİRMALARININ VE DOLAYISIYLA JAPON TOPLUMUNUN ÖZELLİK VE DÜŞÜNCE YAPISI

 

 

 

ABD FİRMALARININ VE DOLAYISIYLA AMERİKAN TOPLUMUNUN ÖZELLİK VE DÜŞÜNCE YAPISI

 

A) Çalışma standartının yüksekliği önemlidir.

 

A) Yaşam standartının yüksekliği önemlidir.

 

 

 

B) Liderlik başarılı bir grubun üyesi olmakla mümkündür.

 

B) Liderlik satın alınabilmektedir.

 

 

 

C) İş, kişinin hedeflerini gerçekleştirdiği bir uğraştır.

 

C) İş, para kazanılan bir uğraştır.

 

 

 

D) Prim, daimi iş güvencesi ve kıdem esası dayanışma yaratır ve motivasyonu yükseltir.

 

D) Sürekli iş güvencesi ve kıdem esası motivasyonu düşürür.

 

 

 

E) İş güvencesi, kişileri firma hedefleri için fedakarlığa yöneltir.

 

E) İş güvencesi, kişileri tembelleştirir.

 

 

 

F) Çalışanlar ve grup önemlidir. Sermayedar pek önemli değildir.

 

F) Sermayedar önemlidir. Diğer çalışanlar önemsizdir.

 

 

 

G) Karlar yatırıma yöneltilmelidir.

 

G) Karlar kişisel tüketimi arttırmak içindir.

 

 

 

H) Uzun vadeli stratejiler benimsenmelidir.

 

H) Kısa vadeli stratejiler belirlenmelidir.

 

 

 

I) Grup çalışması ile ilgili tüketim artmalı, kişisel tüketim azatılmalıdır.

 

I) Her türlü tüketim artmalıdır.

 

İ) İyi eğitilmiş ve demokrasi kültürü olan kişilerin kar maksimizasyonu dışında da hedefleri vardır.

 

 

İ) Kar maksimizasyonu ilk ve tek hedeftir.

 

 

 

J)  Ucuzlayan ithal mallarının tüketiminin artması gerekmez.

 

J) Ucuzlayan ithal ürünlerinin tüketiminin artması gerekir.

 

 

 

K) Karları yatırıma dönüştürme, gelecek nesillere kredi açmaktır.

 

K) Dış borç ile tüketimi sağlama, gelecek nesillerden kredi almak demektir.

 

 

 

L) Gelirler, daha karlı yatırım yerine grup içi finansman için kullanılır.

 

L) Gelirler, en karlı yatırım araçlarına yöneltilir.

 

 

 

M) ABD firmaları kolaylıkla satın alınabilir.

 

M) Japon firmalarını satın almak çok zordur.

 

 

 

N) Sürüm gelecekte o sektörü ele geçirmeyi sağlar.

 

N) Sürüm çok önemli değildir.

 

 

 

O) Güçlü holdingler var olmalı ve birbirlerinin hisselerine sahip olup, yabancılara hisse satışı önlenmelidir.

 

O) Güçlü holdinglerin oluşumu monopolleşme yaratacağından engelenlenmelidir.

 

 

 

P) Firma önce çalışanlara, sonra tüketiciye en son ise hissedarlara hizmet için vardır.

 

P) Firma önce hissedarlar, sonra tüketici en son ise çalışanlara hizmet için vardır.

 

 

 

R) Çalışanlar, firmanın en kıymetli unsurudur.

 

R) Çalışanlar firma için çalışan bireylerdir.

 

 

 

S) Personel Müdürü, Başkan Yardımcısıdır.

 

S) Finansman Müdürü, Başkan Yardımcısıdır.

 

 

 

Ş) Otomasyon insanlara yeni işleri öğrenme imkanı sağlar

 

Ş) Otomasyon kişilerin işini kaybetmesine sebep olur.

 

 

 

T) AR-GE daha büyük pazar payı yaratacağından uzun vadeli olarak planlanmalıdır.

 

T) AR-GE kısa vadede sonuç verecek şekilde planlanmalıdır.

 

 

 

U) Japon firmaların ancak diğer Japon firmaları satın alabilir.

 

U) ABD firmalarını herkes satın alabilir.

 

 

 

Ü) Sektörün en büyük ve güçlü firması olmak en karlı olmakla eşdeğerli değildir.