

HAZIRLAYAN : YÜKSEL AKKUZUGİL

İÇİNDEKİLER : SAYFA No :
ÖNSÖZ 1
BÖLÜM
1 JAPONYA'NIN DIŞ TİCARET YAPISININ
ÖZET ANALİZİ 2
BÖLÜM 3 JAPON İŞ TEAMÜLLERİ 8
BÖLÜM 4 OSAKA İŞ KONSEYİ'NİN JAPONYA'YA İHRACAT 10
YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK JAPONYA
PAZARINA
GİRİŞ İÇİN ÖĞÜTLERİ
BÖLÜM 5 ÖRNEK SEKTÖR ANALİZİ: 14
JAPON TEKSTİL VE KONFEKSİYON
SEKTÖRÜ
BÖLÜM 6 İŞADAMLARIMIZ AÇISINDAN GENEL BİR DURUM 21 DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 7 GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN BİLGİLER 22
JAPON
FİRMALARININ YÖNETİM YAPISI :
SAYFA
No:
BÖLÜM
8 TEORİK TEMEL 24
q
ÜRÜN VE ÜRETİM YÖNELİK STRATEJİLER
q
BÜROKRATİK VE GRUP DİNAMİKLERİ
q
ABD- JAPON FİRMA KARŞILAŞTIRMASI
BÖLÜM 9 JAPON FİRMALARININ İDARİ YAPILARINI
GELİŞTİRME 32
YÖNTEMLERİ
BÖLÜM 10 JAPON FİRMALARINDA İNSAN KAYNAĞININ YÖNETİMİ 34
BÖLÜM
11 JAPON FİRMALARININ KARAR ALMA
UYGULAMALARI 36
BÖLÜM 12 JAPON FİRMALARINDA YÖNETİCİ-ÇALIŞAN
İLİŞKİLERİ VE 39
SORUNLARIN ÇÖZÜMLENMESİ
BÖLÜM 13 JAPON FİRMALARINDA TOPLANTI STİLİ 41
BÖLÜM 14 JAPON FİRMALARININ EĞİTİM İLE İLGİLİ 43
UYGULAMALARI
BÖLÜM 15 JAPON FİRMALARININ HUKUK ALANINDAKİ 45
UYGULAMALARI
JAPON FİRMALARININ ÜRETİM YAPISI
:
SAYFA No:
BÖLÜM 16 JAPON FİRMALARINDA ÜRETİM YÖNETİMİ 46
BÖLÜM 17 JAPON FİRMALARININ YÖNETİMİ KONTROL 51
SİSTEMLERİ
BÖLÜM 18 JAPON ŞİRKET KÜLTÜRÜ 53
Ö N S Ö Z
Japonya'ya ilk defa
gelen "yabancı"lara, Japonca söyleyecek olursak "gayjin"lere, daha önce
bu ülkeye gelmiş ve uzun süreden beri Japonya'da yaşayan diğer "gayjin"ler
"Japonya'yı
ve Japonları ya çok seversiniz ya da hiç hoşlanmazsınız" derler.
Bu sözün doğruluğunu, Ticaret Müşavir Yardımcısı olarak görev yaptığım bu ülkedeki üç yıllık serüvenim boyunca Büyükelçiliğimize katılan her yeni üyede ve lisans üstü eğitim görmeye gelen her Türk gencinde tecrübe etme fırsatı buldum.
Ben, Japonya'yı ve Japonları çok sevenlerden, sevmek için
onları ve kültürlerini anlamaya çalışanlardan biri olmayı seçtim.
Takdir edilecektir ki, Japon toplumunun tüm gizemlerini
çözmek üç yıla değil, ancak bir ömre sığabilir.
Bu çalışmayı hazırlamadaki çıkış noktam, uzaktan bize
sempatik, başarılı ve çalışkan insanlar topluluğu olarak gözüken Japon insanına
ülkemiz insanının daha yakından bakmasına vesile olmaktır.
Bu çalışmanın ana hatlarını özetlemeye geçmeden önce, bu
çalışmanın herhangi bir akademik iddiası olmadığını ve tek gayesinin ülkemiz
insanına ve özel olarak işadamımıza çok farklı kültürel mozayiğe sahip bir
toplumla olan temaslarında elden geldiğince rehberlik etmek olduğunu belirtmek
isterim.
Bu
çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımdaki temel amaç, ülkemiz işadamının
Japon toplumu ve iş hayatı ile ilgili güncel bilgileri elde etmesinin
sağlanması ve Japonya pazarına ihracat yapabilmeleri için izlemeleri gereken
stratejileri belirlemede kendilerine yardımcı olunması ile dışarıdan zor
görünen bu pazara girişin önündeki "kültürel farklılık engeli"nin
aşılması için yol göstermektir.
İkinci kısımda ise, işadamlarımıza
Japon özel sektörü hakkında daha detaylı ve kapsamlı bilgi aktarılması
suretiyle, Japon işadamının gündelik iş hayatının ince ayrıntılarını analiz
etme fırsatını yakalamasını sağlamaktır. Ayrıca, Japon firmalarının yönetim ve
üretim yapılarının temel özelliklerini inceleyerek ülkemiz firmalarının Japonya
gibi gelişmiş ülkelerdeki rakipleri ile aralarındaki sistemsel farkları
kapatabilmelerine katkı sağlamaktır.
Japonya ve Japon özel sektörü
konusunda yapılan bu çalışma ancak okyanustaki bir damla kadar hacime sahip
olup, bu alandaki benzer çalışmalar için sadece başlangıç niteliğindedir. Zira,
Japon özel sektörü, ancak, sistematik bir çalışma ile anlaşılabilecek kadar
karmaşık altyapı ve uygulamalara sahiptir.
Dünyanın ikinci en büyük ekonomisine
ve yaklaşık 35.000 Dolarlık kişi başına gelir ile büyük bir tüketim
kapasitesine sahip olan, dolayısıyla ülkemiz ihracatı için önemli bir hedef
pazar niteliğinde olan Japonya ile ilgili daha pek çok detaylı çalışmanın
yapılmasına gerçekten çok büyük ihtiyaç bulunduğu kanısındayım.
Bu çalışmanın Japonya, Japon
ekonomisi ve Japon toplumu ile ilgilenen ve Japonya'ya ihracat gerçekleştirmek
isteyen ülkemiz girişimcilerine faydalı olması temennisiyle,
Ocak 2001, Ankara.
Yüksel AKKUZUGİL


KISIM : 1
JAPON TOPLUMU VE JAPONYA
PAZARI
BÖLÜM 1 JAPONYA'NIN
DIŞ TİCARET YAPISININ ÖZET ANALİZİ
BÖLÜM 3 JAPON
İŞ TEAMÜLLERİ
BÖLÜM 4 OSAKA İŞ
KONSEYİ'NİN JAPONYA'YA İHRACAT YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK JAPONYA PAZARINA GİRİŞ
İÇİN ÖĞÜTLERİ
BÖLÜM 5 ÖRNEK
SEKTÖR ANALİZİ :
JAPON TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ
BÖLÜM 6 İŞADAMLARIMIZ
AÇISINDAN GENEL BİR DURUM DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 7 GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN
BİLGİLER
|
BÖLÜM 1 |
JAPONYA'NIN DIŞ TİCARET YAPISININ ÖZET
ANALİZİ :
Japonya'nın genel olarak dış
ticaretine baktığımızda dolar bazında yıllar itibariyle değişim göstermekle
birlikte yaklaşık 550-780 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ve 75-120 milyar
dolarlık dış ticaret fazlasına sahip olduğu görülmektedir. (Ek : 1 ve Ek : 1 A)
Japonya'nın ithalatının ülke
gruplarına göre dağılımına baktığımızda ise Asya ülkelerinin % 40'lık bir orana
sahip olduğunu, bunu % 27 ile Kuzey ve Güney Amerika'nın ve % 14 ile Avrupa
Birliği'nin (AB) izlediği görülmektedir. (Ek : 2 ve Ek : 2 B) Japonya'nın ithalatının ülke gruplarına göre
yıllar itibariyle seyrine baktığımızda ise, her üç ülke grubu için 1996 yılına
kadar genel bir yükseliş olduğu, 1996-1998 arasında düşüş yaşandığı ve 1999
yılında ise tekrar yükseliş başladığı gözlenmektedir. (Ek : 2A) Bunun temel
sebebi ise, Japonya'daki durgunluğun 1996-98 arasında en üst seviyeye ulaşması,
1999 ve 2000 yılında ise durgunluğun nispeten aşılarak, ekonomide olumlu
gelişmeler sağlanmaya başlaması ile 1997 yılında Asya ülkelerinde ve daha sonra
dünyada yaşanan finansal krizdir.
Japonya'nın ihracatının ülke
gruplarına göre dağılımına baktığımızda ise, Asya ülkeleri ile ABD % 37 ile
aynı oranı paylaşırken, AB % 18'lik paya sahiptir. (Ek : 3 ve Ek : 3 B) Söz
konusu ülkelere yapılan ihracatın yıllar itibariyle seyrine baktığımızda ise
Asya ülkelerinde yaşanan finansal kriz nedeniyle 1997-98 yıllarında bu ülke
gruplarında yaşanan düşüşe rağmen, Amerika'ya yapılan ihracat istikrarlı bir
seyir izlemiştir. Bu da Amerika'nın Japonya için öneminin istikrarlı bir şekilde
sürdüğünü göstermektedir. AB ise Japonya için ikincil derecede bir dış ticaret
partneri olma konumundan kurtulamamaktadır. (Ek : 3 A)
Japonya için Amerika ve Asya
ülkeleri sadece dış ticaret partneri değil, aynı zamanda yatırım ve nüfuz
alanları olarak da büyük öneme sahip olduğu için bu eğilim uzun yıllardır
konjonktürel büyük krizler dışında istikrarlı bir şekilde sürebilmektedir.
Japonya'nın ithalatının madde
grupları itibariyle dağılımına bakıldığında ise, mineral maddeler, gıda
maddeleri, elektrikli ve bazı diğer makinalar önemli paya sahip görünmektedir.
(Ek: 4 ve Ek : 4 B) Yıllar itibariyle eğilime bakıldığında ise, Japon iç
piyasasında durgunluğun hakim olduğu 1996 sonrası dönemde bütün mal gruplarında
genel bir düşüş eğilimi hakim bulunmaktadır. (Ek : 4 A)
Japonya'nın ihracatının madde
grupları itibariyle dağılımına bakıldığında ise; otomotiv ve makine sanayi
ürünleri yaklaşık % 50'lik paya sahip bulunmaktadır. (Ek : 5 ve Ek : 5 B) İhracatın yıllar
itibariyle seyrine baktığımızda ise istikrarlı bir eğilim gözükmektedir. Bunun
temel sebebi de, Japonya'nın bu ürünlerde dünya çapında kalite ve fiyat
avantajına sahip olmasıdır. Sadece gıda alanında tarım sektörünün dünya
genelindeki seyrine uygun dalgalanmalar mevcuttur. (Ek : 5A)
Japonya'nın ülkemiz ile olan dış
ticaretine bakıldığında, ülkemiz ihracatı özellikle demir-çelik sektöründeki
rekabet avantajını yitirdikten sonra önemli bir düşüş kaydetmiş ve 160 milyon
dolar seviyesinde seyretmeye başlamıştır. Japonya'dan yapılan ithalatın son üç
yıldaki düşüşü ise Japon ekonomisindeki durgunluk ve Asya ülkelerine öncelik
vermesinden kaynaklanmaktadır. (Ek : 6 ve
Ek : 6 A)
Japonya'ya yaptığımız ihracattaki en
önemli ürünler; domates salçası, mineraller, tütün, balık, halı ve kuru meyveler
olarak gözükmektedir. (Ek : 7 ve Ek
: 7 A) İthalatımızda ise makine ve otomobiller ile bunların aksam ve parçaları
çok büyük paya sahiptir. (Ek : 8 ve Ek : 8 A) Bu durum sanayileşmiş bir ülke
ile gelişmekte olan ülke arasındaki dış ticaret eğilimine uygunluk arz
etmektedir.
Bu çalışmanın amacı ekonomik bir
tahlilden çok sosyo-kültürel bir tahlil olması sebebiyle bu konuda bir kaç
temel açıklama ile yetinilecektir. Şöyle ki;
- Japonya dünyanın ikinci büyük
ekonomisidir. ABD dahil dünyadaki pek çok ülke ile dış ticaret fazlasına sahip
bir ülkedir.
- Japonya kendisine ticari, ekonomik
ve yatırım ile ilgili hususlarda ABD ve Asya ülkelerini partner olarak
seçmiştir. Avrupa'yı ve dolayısıyla Türkiye'yi ikincil derecede öneme haiz ülke
olarak değerlendirmektedir.
- Japonya ülkemizi Ortadoğu ülkesi
olarak değerlendirdiğinden ve bu bölge ağırlıklı olarak petrol üreten
ülkelerden oluştuğundan, ülkemizin yeterli ilgiyi görmesi oldukça zor
gözükmektedir.
- Japon pazarı ve Japon halkı ile
ilgili ülkemizdeki mevcut önyargılar henüz aşılabilmiş değildir.
Bu kısa izahattan sonra ülkemiz ile
Japonya arasındaki dış ticaretin
arttırılmasının önündeki en büyük engeli oluşturan kültürel bilinmezlerin
aşılabilmesini teminen Japon halkı ve iş hayatı ile ilgili özet bilgiler
sunulmaya çalışılacaktır.
|
BÖLÜM 2 |
JAPON TOPLUMUNUN TEMEL ÖZELLİKLERİ :
q
Japon insanı sabırlı ve güler yüzlüdür.
q
Japon toplumu, dünyanın en uzun sürede
karar alan toplumlarından biridir. Bunun sebebi her karar alınırken, bütün
ilgili birimlerin yetkililerinin birbirlerini ikna etme zorunluluğunun
bulunması ve en üst yöneticiye herkesin uzlaştığı kararın onay için
sunulmasıdır. Dolayısıyla, karar alma sürecini hızlandırmak için sadece en üst
yöneticiyi ikna etmek yeterli olmamakta, konuyla ilgili uzmanları da ikna etmek
gerekmektedir.
q
Japonlar alınan kararların çok sık
değiştirilmesine pek olumlu bakmamakta, çok haklı sebeplere dayansa dahi şüphe
ile yaklaşmaktadır. Japonlar için çok sayıda ve hızlı karar alma yerine, az
sayıda ve en doğru kararı almak daha önemlidir.
q
Hata yapmak neredeyse "affedilmez ve
onur kırıcı" bir zafiyet belirtisidir. Bunun kökeninin, "samuray"ların imparatoru
korumakta gösterdikleri zafiyetin bedelini kendi canlarını alarak ödemesine
kadar uzandığı tahmin edilmektedir.
q
Japonlar önemli kararları uzun sürede
almakla birlikte, aldıkları kararları istikrarlı bir şekilde uygulamaktadır.
Zira, alınmış bulunan bir kararın değişimi karar alınışında olduğu gibi geniş
kapsamlı konsensüsü gerektirmektedir.
q
Japonlar el sıkmaktan ziyade eğilme
şeklinde selamlaşmayı tercih etmektedir. Selamlaşmada daha az kıdemli olanın
daha çok eğilmesi gerekmektedir.
q
Japonlar ülkemizi pek tanımadıklarından
dolayı ülkemize karşı ön yargıları bulunmamakta, ülkemiz siyaseti, ekonomisi,
kültür ve tarihi ile ilgili her türlü bilgiye ihtiyaç duyabilmektedir.
q
Japonlar kendi tarihleri ve önemli
şahsiyetleri hakkında bilgili olan kişilerden çok hoşlanmaktadır. (Meiji dönemi
ve Meiji tapınağı gibi).
q
Meiji, modern Japonya'ya gerçekleştirmek
için gerekli olan ekonomik ve toplumsal reformları gerçekleştiren ve aynı
zamanda şair olan bir Japon imparatoru olup, kendi adını taşıyan bir tapınak da
Tokyo'da mevcut bulunmaktadır. Tapınak imparatorluğu esnasında kendisi ve
eşinin zaman zaman gezinti yaptığı ve sevdiği bir mekana kurulmuş, bazı doğal
afetler geçirmiş, ancak yeniden yapılmıştır.. Atatürk ve Meiji karşılaştırması
oldukça ilgi çekici olabilecektir.
q
Japonlar 2. Dünya Savaşı sırasında
görevde bulunan yöneticilere bir nebze
kızgınlıkla yaklaşmaktadır. Zira, bu kişilerin lüzumsuz yere ülkeyi
maceraya sürükledikleri ve ulusal gururlarının incinmesine sebep oldukları
düşünülmektedir.
q
Japonlar, halkımızın büyük çoğunluğunun
müslüman olması nedeniyle dinimizle ilgili pek çok soru sorabilmektedir.
q
Japonlar, ülkemizde en çok İstanbul ve
Kapadokya'yı ziyaret etmekte, deniz ve güneş turizmine ilgi duymamakta, tarih
ve kültür turizmine ağırlık vermektedir.
q
Japon halkı balık ağırlıklı gıda
tüketmektedir. "Sushi" ve "sake" seven yabancıları daha kolay
kabullenmektedir. Ülkemizde "kebap" ve "rakı" seven yabancılara
gösterilen ilgiye benzer alaka göstermektedirler.
q
Japon insanı, yüksek ses tonu ile sert
konuşma tarzını büyük kabalık olarak görmekte ve kendilerini aşağılanmış
hissetmektedir.
q
Japonlar gururlu ve bir ölçüde "kibirli"
bir toplumdur. Bu hususu gözönünde bulundurarak hassasiyet yaratabilecek
konulardan kaçınılmalıdır.
q
Japonlar, ülkemizi dünyanın yeni enerji
üssü konumundaki Orta Asya ülkelerine kendilerini bağlayabilecek bir köprü
olarak görmektedir.
q
Japonların GAP hakkında
bilgilendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Ülkemiz ile Japonların ortak yatırım
yapabileceği gıda sektörü için GAP bölgesi büyük potansiyel arz etmektedir.
q
Japonya gıda alanında % 35 oranında
kendine yeterlidir. Gıda alanındaki yatırımlara her zaman büyük önem
vermektedir.
q
Japonların kopyalama yeteneğinin, pirinç
tarımının prensiplerinden, yani aynı bölgedeki kişilerce suyun en etkin şekilde
kullanılabilmesi ve en yüksek verimin alınabilmesi için bütün tarlaların aynı
yöntemle ekilmesinden kaynaklandığını iddia eden yazarlar bulunmaktadır.
q
Yine bazı yazarlara göre, Japon
insanının elektronik ve bilgisayar alanındaki başarısı üç alfabeden oluşan ve gayet karmaşık
harflerin öğrenilmesinin zorluklarının ortaya çıkardığı yaratıcılıktan
kaynaklanmaktadır.
q
Japonya'nın "samuray" kültürü ile
Osmanlı İmparatorluğu öncesi "beylikler" dönemi kültürü
benzerlikler içermektedir.
q
Japon aile yapısı ülkemizle özellikle
yaşlılara saygı gösterilmesi ve bireysellikten ziyade ailenin ve toplumun
çıkarlarının ön planda tutulması gibi noktalarda benzerlikler taşımaktadır.
q
Japon toplumunda erkek egemendir.
Kadınlar halen ağırlıklı olarak ikincil derecede görevler alabilmektedir.
Ancak, son yıllarda bu yapı yavaş da olsa değişmeye başlamıştır.
q
Japon insanını kendi içinde ve diğer
Asya toplumlarından ayırmak bizim için ne kadar zorsa, onlar için de Asya
toplumları dışındaki yabancıları kendi aralarında birbirlerinden ayırt etmek o
kadar zordur.
q
Japonca; kadın, erkek, günlük ve kibar
Japonca olmak üzere dört alt kategoriye sahiptir. Bu durum, Japonca
öğrenilmesini zorlaştırmakla birlikte, ülkemizle aynı dil ailesinden gelmesi
(Ural-Altay dil ailesi) ve benzer dilbilgisi yapısına sahip olması en azından
Japonca konuşmayı öğrenmeyi kolaylaştırsa da, Japonca harf karakterleri ile
yazmak yine de çok zordur.
q
Japonya'da ücretler ve harcamalar yüksek
bir seviyede seyretmekte, ancak, halk arasında gelir dağılımı gayet adaletli
bir şekilde gerçekleşmektedir.
q
Japonya'da insanlar ortalama 9-12 saat
arası çalışmakta, iş stresi ve başarısızlık yüzünden intiharlar yaşanmaktadır.
q
Japonya'da günümüzde dahi utanç duyulan
suistimallere adı karışan kişiler "modern harakiri" yöntemini seçip,
kendilerini asmak suretiyle intihar edebilmektedir.
q
Japonya'da şirket her zaman aileden önce
gelmektedir. Şirket, insanların yaşamının temel amacı ve direğidir. İnsanlar
deprem sonrasında evlerinden önce şirketlerine koşmaktadır.
q
Japon halkı evleri küçük olduğu için
dışarda yemek yemeyi tercih ettiğinden bizdeki gibi topluca aile yemekleri
nadiren gerçekleşebilmektedir.
q
Ailenin çalışan üyeleri iş çıkışı iş
arkadaşları ile yemek yiyip, içki içerken gündüz saatlerindeki hiyerarşiden
kurtularak daha rahat bir şekilde iş problemlerini patronları ile tartışmakta, eve
genelde geç saatlerde dönmektedirler.
q
Japonya'da sadece çok özel misafirler ve
akrabalar evde ağırlanmaktadır. Bir Japon işadamının bir yabancıyı evine davet
etmesi gerçekten çok istisnai ve özel bir muameledir.
q
Japonya'da opera, tiyatro, konser ve sergi
türü faaliyetler için en az 2 ay önceden rezervasyon yapılması gerekmektedir.
Zira, bu tür sanatsal faaliyetlere çok yoğun bir ilgi mevcuttur.
q
Jest ve mimikler kullanılara konunun
anlatıldığı klasik Japon tiyatrosuna, "kabuki tiyatrosu" ismi verilmektedir.
q
Japon insanının jestlerinden duygularını
ve düşüncelerini anlamak mümkün değildir. Zira, budizmde duyguların belli
edilmemesi erdemdir.
q
Japonlara yapılacak ikram içinde
mümkünse yeşil çay bulunmalı, misafir oldukları mekanda dahi kendilerini evlerinde
hissetmeleri sağlanmalıdır. Bu büyük bir sempati yaratabilecektir.
q
Japon toplumu pazarlık ve bahşişten
hoşlanmamaktadır. Hiç kimse (komi, garson dahil) bahşiş kabul etmemektedir. Japonlar, bahşiş
almayı bir nevi aşağılanma olarak kabul etmektedir.
q
Japonlar için esas kadar, hatta esastan
daha fazla önemli olan usul ve şekle uygunluktur. Bunun için istenilen detay
bilgiler ve şekil şartları mutlaka yerine getirilmelidir.
q
Japonlar, doğrudan reaksiyon göstermek
yerine üçüncü kişiler aracılığıyla tepki vermeyi tercih etmektedir. Örneğin, ev
sahipleri kiracılarıyla yüz yüze değil, emlakçıları aracılığı ile temas etmeyi
tercih etmektedir.
q
Japonya için üretilen bir otomobilin
sahip olduğu özellikler ve standartlar çoğunlukla ABD ve Avrupa için üretilen
Japon otomobillerinden yüksektir. Zira, Japon tüketicisi gerçekten çok titiz ve
detaylara meraklıdır.
q
En popüler sporlar golf, beyzbol ve
ragby'dir.
q
Japonlar aldıkları ve verdikleri
hediyeler kadar onların ambalajının da güzel olmasına dikkat ve özen göstermektedir.
q
Japonlar genelde büro ve evde
kullanılabilecek çok pahalı olmayan hediye almayı ve vermeyi sevmektedir.
(Gümüş nazar boncuğu hediyesi, Türk şarabı veya kalemlik gibi hediyeler
verilmesi Japon ölçülerine uygundur.)
|
BÖLÜM 3 |
q
Japonya'da 1990'lı yıllarda yaşanan
durgunluk nedeniyle kaliteli ürün kavramı yerini, kaliteli ve hesaplı ürün
kavramına bırakmıştır.
q
Japonlar kişilerin iş hayatındaki konum
ve ünvanlara göre görüşme ve toplantı düzenini belirlemektedir. Masa yerleşimi
ortaya en üst düzey kişilerin ve yardımcılarının ünvan sırasına göre yanına
sıralanması ve karşı tarafa da herkesin denginin oturması şeklindedir. Toplantı
masasının başına bizdeki gibi kimse oturmamakta ve böylece eşitlik sağlanmış
olmaktadır.
q
Toplantılara kart değişimi ile
başlanmaktadır. Japonlar için kart değişimi ilişkinin başlangıcıdır. Zira,
kişilerin statüsüne göre hareket tarzı belirlenmektedir. İlk önce en kıdemli
kişiler kart alışverişi yapmalıdır.
q
Japon bürokrat ve işadamları kısa ve özlü
konuşmalardan hoşlanmaktadır. Detayların bilahare ve gerekmesi halinde
uzmanlarca görüşülmesini tercih etmektedir. Toplantı süresi maksimum 45 dakika
ile 1 saat arasında değişmektedir.
q
Japonların evet anlamına gelen
(Japonca'da "hay") ifadeleri, karşı tarafın teklifinin kabulünü
değil, söylenenlerin anlaşıldığını belirtmektedir.
q
Kararlar konsensüsle alınmakta
olduğundan tüm katılımcıların ikna edilmesine çalışılmalı ve yanlış anlamaları
önlemek için toplantılara mutlaka tercümanla katılınmalıdır.
q
Japonlar önemli kararları resmi
toplantılardan ziyade "izekaya" denilen Japon
tarzı meyhanelerdeki samimi ortamdaki konuşmalar veya dışarda yenilen akşam
yemeklerinde yapılan görüşmeler akabinde almaktadır. Zira, bu rahat ortamda her
iki taraf da birbirini daha iyi tanıyıp, değerlendirebilmektedir.
q
Şirketler, makam arabası
bulundurmamakta, sadece şoförlü makam arabalarını profesyonel şirketlerden
kiralamaktadır. Böylece, bakım, tamir ve şoför maaşı gibi maliyetlerden
kaçınılmaktadır.
q
Japonya'da şirket üst düzey
yöneticilerinin müşterileri ile yedikleri akşam yemekleri ve eğlence giderleri
şirketlerince karşılanmaktadır.
q
Japonlar, Büyükelçilik binalarını merak
edip, buradaki faaliyetlerden hoşlanmakla birlikte güvenlik kontrolleri
nedeniyle biraz çekinmektedirler. Ülkemizin Tokyo'daki Büyükelçiliğinin meşhur
Japon mimar Kenzo TANGE tarafından modern stilde tasarlanmış ve inşa
edilmiş olması Japon misafirler için ayrı bir ilgi kaynağı oluşturmaktadır.
q
Japonlara verilecek davetlerde imkan
olması halinde mutlaka bir "sushi bar" kısmı
olmalıdır. Zira, Japonlar için "sushi" menünün değişmez bir
unsurudur.
q
Japonlar genelde basın toplantısı tarzı
toplantılarda çok sayıda soru sormamakta, toplantı akabinde ikili görüşmelerde
soru sormayı tercih etmektedirler. Bunun sebebi, yabancı dillerine olan
güvensizlik ve topluluk önünde hata yapmaktan çekinmeleridir.
q
Toplantılar akabinde Japonca yazılı
doküman dağıtılması halinde, bu dökümanlar o gün içinde Japon dinleyicilerce
incelenmektedir.
q
Japon işadamı ve bürokratlar her zaman
dolaylı teması tercih etmektedir. Bunun için yabancılarla olan her türlü
temaslarda bir Japon "contact person"
arayışında bulunmaktadırlar. (Ticaret Müşavirliği personeli bir nebze bu
ihtiyacı karşılamaktadır.)
q
Japonlar toplantılar ve görüşmeler
esnasında yapılacak konuşmalarda Japonca giriş ve kapanış cümleleri
kullanılmasını büyük sempati ile karşılamaktadır.
q
Japonya'da yapılacak her görüşmeden önce
konu, kapsam ve ana başlıkları içeren yazılı bir notun gönderilmesi karşı
tarafın hazırlık yapmasını sağladığından dolayı görüşmenin daha sağlıklı
geçmesini temin edebilecektir. Zira, Japonlar bizler gibi anında ve seri
kararlar almaya alışkın değildir.
q
Toplantı akabinde ülkeye dönülür
dönülmez bir teşekkür mektubu yazılması ilişkilerin sıcak tutulması açısından
önem arz etmektedir.
q
Japonlar "hayır" demek yerine
"düşüneceğim" demeyi tercih etmektedir.
q
Japonlar yazılı metinlerden ve
anlaşmalardan çok, söze ve karşılıklı güvene önem vermektedir.
q
Japonya'da herkes sadece uzmanı olduğu
konularda fikrini belirtmekte, diğer alanlarda o konunun uzmanının fikrine
itibar etmektedir. Dolayısıyla, pek çok boyutu olan olaylarda tüm uzmanların
ikna edilmesi gerekmektedir.
q
Bürokrasi ve özel sektörde esas olan
kıdem ve liyakat derecesidir.
q
İş hayatında en üst yönetici ile en alt
çalışan arasında makul bir ücret farkı bulunmakta, bariz bir ücret farkı
bulunmamaktadır.
q
Japonya'daki dış ticaret kararları,
ağırlıklı olarak Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MITI) ve onun
şemsiyesi altındaki Japon Dış Ticaret Kuruluşu (JETRO) tarafından alınmaktadır.
q
Japonya'da bürokraside A ve B
kategorisinde, meslek ve idari memur, istihdamı sağlanmaktadır. Meslek
memurları, meslek hayatları boyunca master, tayin ve taşra görevleri almakta ve
böylece değişik alanlarda tecrübe edinerek yönetici pozisyonlarına
yükselmektedir.
|
BÖLÜM 4 |
OSAKA İŞ KONSEYİNİN
JAPONYA'YA İHRACAT YAPACAK FİRMALARA YÖNELİK
JAPON PAZARINA GİRİŞ İÇİN ÖĞÜTLERİ :
q
Japon firmaları küçük miktarlı
siparişler vermeyi tercih etmektedir.
q
Japon tüketicisinin kalite konusundaki
hassasiyeti dolayısıyla kalite hususunda en ufak detaylara dahi önem
verilmelidir.
q
Gönderilen mal numune ile % 100 aynı
özellikte olmalıdır. Talep edilen numune dışında başka ürünlerin numunesinin de
yollanması yoluna gidilmesi, "ürün üzerinde bazı değişiklikler yapabiliriz veya
yapacağız" tarzı yorum ve notlar bulunması olumsuz bir izlenim yaratmaktadır.
q
Fire oranı asgari düzeyde olmalıdır.
q
Teslimat mutlaka zamanında
yapılmalıdır. Gecikme kabul edilmemekte ve Japon firmaları bu konuda çok
kesin bir kararlılığa sahip bulunmaktadır.
q
Dağıtım sistemi genelde,
ithalatçı-toptancı-ikinci toptancı-perakendeci-tüketici şeklinde işlemektedir.
Perakende satış fiyatı ihraç fiyatının 3-4 katıdır.
q
Süpermarket ve department store'lara
yapılan satışlarda ise dağıtım sistemi ithalatçı-perakendeci-tüketici şeklinde
işlemektedir. Perakende satış fiyatı FOB fiyatın 2,5 katıdır.
q
"Mail order" (Posta yoluyla siparişli
satış) da ise ithalatçı doğrudan tüketiciye malı ulaştırmaktadır. Perakende
satış fiyatı FOB fiyatın 2 katıdır.
q
Japonya'nın ithalat, ürün sorumluluğu,
haksız rekabetin önlenmesi, patent, telif ve marka ile ilgili hukuki
düzenlemeleri ihracatçı firma yetkililerince iyice incelenmelidir.
q
İlk aşamada belirleyici unsur fiyatsa da
uzun vadede kalite de en az fiyat kadar önemlidir.
q
Tüketiciler modayı yakından takip
ettiklerinden mutlaka güncel çizgileri taşıyan ürünlerle pazara girilmelidir.
q
Japon işadamı 3 gün içinde soru veya
talebine cevap almazsa yabancı firmanın kendi firmasının teklifi ile
ilgilenmediğini düşünmektedir.
q
Japon firmalarına mal satmak için sadece
malın "genel" tanımını değil, detayları içeren "spesifik" tanımını yapmak
gerekmektedir. Örneğin; "deri ceket" tanımı yerine "bayanlar için kuzu
derisinden gündelik kullanım için deri ceket" tanımının kullanılması gibi.
q
Fiyat marjı belirtilmesi halinde alıcı
Japon firması bu fiyat marjına uygun tüketici kitlesini -üst sınıf mağaza,
department store veya genel kitle satışı gibi- bulabilecektir.
q
İhracatçı hangi pazar kesitine -üst
sınıf mağaza, department store, süpermarket, toptancı, perakendeci veya ticari
firma- ulaşmak istediğini baştan belirlemelidir.
q
Japon pazarında satış yapılan bir
tüketici veya temas noktası firma var ise bu baştan Japon firmaya belirtilmelidir.
Zira, Japon firmalar bu bilgiye kendileri ulaştığı takdirde doğacak
güvensizliği gidermek çok güç olmaktadır.
q
Japon firmalarına "OEM" (Original
Equipment Manufacturing) bazda yapılan üretim ve numuneler "gizli" tutulmalı,
diğer firmalara gösterilmemelidir. Zira, bu da güveni yıkan bir unsurdur.
q
Eğer ihraç edilecek ürünler mevcut
halleri ile Japon pazarının taleplerine uygun değilse OEM bazda üretim ve satış
ihtimali araştırılmalıdır. Örneğin; meşhur Fransız çanta üreticisi Louis
Vuitton OEM bazda çalışmakta ve Japon pazarında satılan ürünleri sadece Japonya
için ve Japon insanının zevklerine göre tasarlanmış çantalardır.
q
İhracatçı firmalar kendi ürünlerinin
Japon piyasasındaki diğer benzer ürünler ile farkını -fiyat, kalite, yüksek
katma değer, yeni tasarım vs.- belirtmelidir.
q
İhracatçı firmanın kendi ülkesine has
hiçbir ibare ihraç edilen malın üzerinde yer almamalı, sadece uluslararası
işaretler bulunmalıdır.
q
Japon firmaları kendi sanayilerine
lojistik destek oluşturabilecek ileri teknoloji içeren sanayi ürünlerini tercih
etmekte, ara malları ile pek ilgilenmemektedir.
q
Japon firmalarının uluslararası alanda
tekstil ürünleri ithalatı yaptığı firmalar mevcut olduğundan bu ürünler için
yeni Japon alıcı firma bulmak oldukça güçtür.
q
Maharet gerektirmeyen ve büyük
miktarlarda üretilen ürünler aynı makinalarla Japonya'da ucuza
üretilebildiğinden, daha çok karmaşık ve maharet gerektiren ürünlerin ihraç
şansı bulunmaktadır.
q
Japonca hazırlanmış kartvizit Japon
partner ile iyi bir ilişkinin başlangıç unsurudur. Kartvizitin olmaması veya
tükenmesi büyük kabalık olarak kabul edilmektedir.
q
Japon muhataba kartvizit verilirken en
son güncel bilgileri içermesi sağlanmalıdır. Birden fazla firma veya kurum için
çalışılıyor ise karşıdaki muhatabı ilgilendirebilecek tek bir kartvizit
verilmeli, birden fazla kartvizit verilerek muhatabın kafasının karışması
önlenmelidir.
q
Japon Endüstriyel Standartları (JIS)
mutlaka yakından takip edilmelidir. Özellikle ölçüler konusu üzerinde
hassasiyetle durulmalıdır.
q
Japonya'ya ihraç edilecek ürünler
güvenlik, sağlık, konfor ve çevreye duyarlılık unsurlarını içermelidir.
q
Japon pazarına girerken öncelikle
yapılacak iş alıcı bulmak değil, üretilen ürünün Japon insanının zevkine
uygunluğu, benzer ürünlerle tasarım, ambalaj ve fiyat alanında rekabet şansının
araştırılmasıdır.
q
Japonya'nın çeşitli bölge ve
şehirlerindeki tüketicilerin tercih ve zevkleri dahi ayrım içerebilmektedir.
Örneğin; Tokyo'da yaşayanlar daha çok büyük ve parlak renkli ürünleri tercih
ederken, Osaka'da yaşayanlar daha küçük ve sade renkleri tercih etmektedir.
q
Tokyo'da faaliyet gösteren firmalar daha
uzun sürede karar alabilirken Osaka'da faaliyet gösteren firmalar ise daha
hızlı karar alabilmektedir. Bunun sebebi, Osakalı firmaların KOBİ niteliğinde
olması ve patronun işin başında olması ve duruma göre karar alabilmesidir.
Tokyolu firmalarda ise kişiler karar alam yetkisine sahip olmayıp, inisiyatif
almakta zorlanmaktadır.
q
Japon pazarına satış için giden kişinin
ürünün üretim süreci konusunda da detaylı bilgi sahibi olması gereklidir.
Örneğin; deri satacak kişinin derinin kromla mı yoksa tanenle mi tabaklandığını
bilmesi, ürünün fiyatı ve dayanıklılığının Japon ithalatçı tarafından
belirlenebilmesi için gerekli bir ayrıntıdır.
q
Japon pazarına mal satmak için mutlaka
Japonca broşür ve kataloglar hazırlanmalıdır.
q
Japon işadamları ile sağlıklı bir iş
ilişkisi için ya Japon bir eleman istihdam etmek ya da en azından Japonca
konuşabilen bir elemanı pazar hakkında eğitmek gereklidir.
q
Herhangi bir sevkiyat içindeki malların
zarar görmesi halinde bahane bulmak yerine hatayı kabul edip, bir seferlik
zarara katlanmak uzun süreli istikrarlı bir iş ilişkisi için gereklidir.
q
Japon pazarına girebilmek için üretimde
verimlilik ve etkinlik en üst düzeye çıkarılmalı, "orijinal" özelliklere sahip
ürünler seçilmelidir.
q
Avrupa ve ABD'de ürünün iyi olması
yeterli sayılıp, ambalaj çok önemsenmezken, Japonya nihai işçilik ve ambalaj en
az ürün kadar önemli bir unsurdur. Örneğin; arkası pek önemli olmayan bir metal
ürünün veya fırının arkası da diğer tarafları gibi güzelce boyanmalıdır.
Japonlar pek çok ürünü hediye olarak aldıklarından dolayı paketleme stili,
ambalaj kağıdı, üzerindeki işaret ve etiketler dahi zarif olmak zorundadır.
q
Zaman zaman muhatap firmadaki ilgili
kişilerin değişmesi halinde yeniden olayın baştan anlatılması, yeni atanan kişi
ile kişisel ilişki kurulması gerekmektedir. Bu noktada sabırla mücadeleden
vazgeçilmemelidir.
q
Japon firmaları ile yazışmalarda sadece
firma adı ile yetinilmemeli ilgili bölüm ve kişi spesifik olarak
belirtilmelidir.
q
Japon firmalarına pek çok sayıda ürünle
değil, sınırlı sayıda seçilmiş ürünlerle ilgili başvuruda bulunulmalıdır.
q
Japon pazarında girişte gümrükler önemli
bir engel teşkil etmemekte ve Japon pazarı hızla dışa açılmaktadır.
q
Randevulara kesinlikle sadık kalınmalı,
çok zorunlu haller dışında randevuya gidilmeli, gidilmesinin mümkün olmadığı
hallerde mutlaka karşı taraf durumdan haberdar edilip, özür dilenmelidir.
q
Ürün eğer tamir, bakım gibi hizmetler
gerektiriyorsa bu hizmetlerin Japon partnerce mükemmel bir şekilde yerine
getirileceğinden emin olunmalı ve Japon firmaya bu konuda gereken tüm destek
sağlanmalıdır.
q
Japon pazarının gelecekteki eğilimleri
yakından takip edilmelidir.
q
Japon pazarındaki piyasa fiyatlarındaki
değişime uyum sağlayacak fiyatlara ulaşılamaması halinde bu pazarda iş yapma
imkanı ortadan kalkabilecektir.
q
Japon pazarına yönelik üretim ve
pazarlama faaliyetlerinin Japon partnerlerle birlikte gerçekleştirilmesi pazar
giriş şansını yükseltmektedir.
q
Japon firmasının bütün çabalarınıza
karşın önerinize cevap vermemesinden yılmayıp, ısrarcı olmak gereklidir.
q
Japon firma ile önemli bir ürün ihracına
ilişkin anlaşma imzalanmadan önce kalite ile ilgili detaylar mutlaka
öğrenilmelidir.
q
Bir pazarda % 30'dan fazla pazar payına
sahip olmak yüksek risk içermekte, o ülkedeki ekonomik bir sorun ihracatçı
firma için büyük darboğazlar yaratabilmektedir.
q
Japon pazarına giriş imkansız olmayıp,
sürekli ve sabırlı çaba gerektirmektedir.
|
BÖLÜM 5 |
ÖRNEK SEKTÖR ANALİZİ : TEKSTİL VE
KONFEKSİYON SEKTÖRÜ
JAPON TEKSTİL VE
KONFEKSİYON SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME :
Bu bölümde öncelikle Japon tekstil
ve konfeksiyon sektörünün durumu (kısaca Japon tekstil sanayi olarak
anılacaktır.) , bilahare Japon Hükümetinin sektöre yönelik almayı planladığı
önlemler ile sektörün geleceği ve son olarak da Japonya'nın tekstil ve
konfeksiyon sektörünün genel ve ülkemize yönelik dış ticaretinin yapısı
incelenecektir.
A) JAPON
TEKSTİL SANAYİNİN DURUMU VE SORUNLARI
:
Tekstil sektöründe tüketicinin
yüksek kalite ve düşük miktar yönündeki talepleri piyasayı yönlendirmektedir.
Japon tekstil sanayi,
pek çok markalı ürün ile yurt dışında çeşitli alt sektörlerde kurulmuş
tesislerin ürünlerinin yoğun rekabeti ile karşı karşıya bulunmaktadır.
Japon tekstil sanayinin 4 temel sorunu aşağıda
özetlenmektedir.
1.
PİYASA EKONOMİSİNİN GEREKLERİNE UYUMDA YAŞANAN EKSİKLİK VE SIKINTILAR :
q
Japon tekstil sanayinin yüksek maliyetli ve verimsiz arz
yapısı düşük karlılık oranlarını da beraberinde getirdiğinden rekabet şansı
düşmektedir. Çok fazla alt sektöre bölünmeye dayanan mevcut yapının
değiştirilmesi ve alt sektörlerde sinerji yaratılması yoluyla bütünleşmeye
gidilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
q
Pazarın taleplerine hızlı cevap verecek
sistem oluşturulmasında zorluklar yaşanmaktadır.
q
Tüketici ile sıkı ve yaratıcılık içeren
ilişki ağı kurulamamaktadır.
q
Tüketiciye yönelik piyasa yapısına
uyabilen firma sayısı oldukça azdır.
2. GLOBAL REKABETİN YOĞUNLAŞTIĞI BİR ÇAĞDA ULUSLARARASI İŞ
İLİŞKİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİNDEKİ ZAAFİYETLER
q
Japon tekstil sanayi
teknolojik olarak diğer Asya ülkelerinden üstün olmasına karşın
özellikle maliyet alanında Asya ülkelerine göre dezavantajlı konumdadır.
q
Japon tekstil sanayi Asya ülkelerine dayalı olmaktan
kurtulamamaktadır.
q
Japon tekstil sanayinin Asya ülkeleri dışında tasarım ve
üretim alanında uluslararası işbirliğine girmeye ihtiyacı bulunmaktadır.
3.
YENİLİKLERE UYUM SORUNU :
q
Yeni pazarlar ve teknolojilere ulaşımda
zorluklar yaşanmaktadır. Bunun temel sebebi ise, sektörün üniversiteler ve
diğer kamu kuruluşları ile olan iletişim ve işbirliği eksikliğidir.
q
Halihazırdaki yerel tekstil firmalarında
teknik eleman sayısı gün geçtikçe azalmakta, üniversite öğrencilerinden tekstille
ilgili teknoloji alanında eğitim alanlar dahi tekstil sektöründe çalışmayı pek
tercih etmemektedir. Dolayısıyla, Japon tekstil
sanayinde önemli ölçüde nitelikli teknik personel açığı sürecek gibi
gözükmektedir.
q
Standartlar ve fikri mülkiyet hakları
konularında çağın gerisinde kalınması Japon tekstil sanayi
için zaafiyet oluşturmaktadır.
4.TEKSTİL
ÜRETİM MERKEZLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ İHTİYACI :
q
Japon tekstil üretim merkezleri miktar
olarak arz merkezi olma özelliğini yitirmektedir.
q
Tekstil sanayinin istihdam yaratma
etkisi, istihdam alanındaki geleneksel politikaların terk edilmesiyle
azalmaktadır.
q
Tüketici taleplerine cevap verebilen
firmalar dışında kalan ve işi devam ettirebilecek patronlara sahip olmayan
firmalar üretim alanından çekilmek zorunda kalmakta, sadece grup ya da holding
tarzı yapılanmış şirketler ayakta kalabilmektedir.
B.
JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELECEĞİ :
1. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN KENDİSİNE BİÇTİĞİ ROL :
Japon tekstil
sanayinin kendisine biçtiği roller şunlardır:
q
İnsanların kendilerini tanıyıp, değer
yaratır hale getirilmesi,
q
Yerel ekonomiyi yeniden canlandıran
sektör olmaya çalışılması,
q
Asya moda kültürü yaratılması,
q
Teknoloji alanında sınırların
zorlanması,
q
Çevreye duyarlı olunması,
q
Refah sağlama yolunda destek oluşturulması.
2.
JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ ALANINDA ALINACAK ÖNLEMLER :
q
Japonya'nın sahip olduğu yüksek
teknolojik gücü yaratıcılıkla birleştirerek kendisine has "orjinal" tekstil
ürünleri üretilmesi ve sonuçta Japonya'nın dünya moda endüstrisinin liderliğine
ulaşmasına çalışılacaktır.
q
Tekstil sanayi ürünlerinde yüksek
tasarım ve gelişmiş dağıtım sistemi ile mümkün olduğunca standart dışı üretim
aşamasına geçilecektir.
q
Japon tekstil sanayinin "maliyet
unsurunu dikkate alan standart ürünler" ile "global kriterlere uygun standart
ürünler" alanında ilerleme kaydetmesi için sıkıntı yaratan geleneksel
iç dağıtım ağının geliştirilmesi ile Asya ülkeleri de dahil uluslararası
alandaki işbirliği çabalarının yoğunlaştırılması yoluna gidilecektir.
3. JAPON TEKSTİL SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ
İÇİN UYGULANACAK REFORM PAKETİNİN TEMEL UNSURLARI :
Japon tesktil sanayinin geliştirilmesi için uygulanacak reform
paketinin temel unsurları şöyle belirlenmiştir.
q
Özellikle perakende satış sürecinde
tüketici ile sıkı ve yakın işbirliği sağlanarak tüketiciye uygun ürün
üretilecektir.
q
Konsinye olarak satılan mallar için
perakendeci tarafından satılamayan malların iadesinde o miktarda telafi edici
yeni alım yapılması veya tüm mallar satılmadan ikinci defa konsinye mal alınamaması
yönündeki geleneksel sistem değiştirilecektir.
q
Satış kanalları arasında (toptancı-yarı
toptancı-perakendeci) gibi hızlı iletişim sağlanarak tüketici talebine hızlı
cevap verilmesi yoluna gidilecektir.
q
Çok karmaşık ve basamaklı olan dağıtım
ağının daha basit ve etkin çalışır hale getirilecektir.
q
Sektöre yeni firmaların girişi
kolaylaştırılacak ve iş hayatı ile ilgili genel bilgiler şeffaflaştırılıp,
paylaşılması sağlanacaktır.
q
Elektronik ticaret uygulamalarından daha
yoğun şekilde faydalanılması sağlanacaktır.
q
Piyasa mekanizmalarının etkin çalışması
için gerekli ortam hazırlanacaktır.
q
KOBİ'lerin sektörel bilgi ağından
yararlanmaları sağlanacaktır.
q
Global ölçekte standart ürün
geliştirilecektir.
q
Çok uluslu şirketlerin cezbedilecektir.
q
Maliyet alanında iç piyasada rekabet
gücü arttırılacaktır.
q
Başka ülkelerdeki pek çok sektörel
kuruluş ile bilgi paylaşımına gidilecektir.
q
Asya ülkelerindeki üretim için yeni
bölgesel politikalar oluşturulacaktır.
q
Artan ithalat ve haksız rekabete karşı
tedbir alınacaktır.
q
Halihazırda yüksek maliyeti doğuran
mevcut üretim ve dağıtım yapısı kökünden değiştirilecektir.
q
Tekstil alanında ileri teknoloji
geliştirilecektir.
q
Teknik alanda nitelikli işgücü
yetiştirilecektir.
q
Uluslararası standartlar ve fikri mülkiyet
hakları alanında gerekli çerçeve düzenlemeler yapılacaktır.
q
Çevrenin korunması, ürünlerin geri
dönüşümü, yaşlanan toplumun ve tüketicinin taleplerinin karşılanması yolunda
tedbirler alınacaktır.
q
Sanayi ile üniversite arasında işbirliği
pekiştirilecektir.
q
KOBİ'lerin teknolojik gelişmelerden
haberdar edilip yararlandırılması ve insan kaynağı yapılarının geliştirilmesi
yönünde destek olunacaktır.
q
KOBİ'lerin hızlı uyum avantajından
yararlanmayı sağlayacak stratejiler geliştirilecektir.
q
Belirli ürünlerde uzmanlaşmış şirketler
arasında birbirini tamamlayıcı şekilde kollektif çabalar desteklenecektir.
q
Tekstil üretim merkezlerinin dışa
açılmasına yardımcı olunacaktır.
q
Firmaların planlama çabaları
desteklenecektir.
q
Alt sektörler arasında koordinasyon sağlanacaktır.
q
Sektördeki uzman personelin imkan olduğu
ölçüde firmalar arası rotasyonu sağlanacaktır.
4.
TEMEL POLİTİKA UNSURLARI :
Japon tekstil
sanayinin gelişimi için gerçekçi
politika unsurları ise kısaca aşağıda özetlenmiştir.
q
Enerjik KOBİ'ler arası işbirliği
desteklenmeli, aralarında etkin bilgi akışı sağlanmalıdır.
q
Yerel yönetimlere bu sektörde destek
verilmelidir.
q
Sektörel girdi teminine yönelik tarife
indirimleri sürdürülmelidir.
q
İthalatın artışının önlenmesi için Dünya
Ticaret Örgütü Tekstil ve Konfeksiyon Anlaşması'nın korunma önlemleri
hükümlerinden yararlanılmalıdır.
q
KOBİ'lerle ilgili kamu kuruluşlarının
görevlerinden, bilgi akışı ve eleman eğitimi ile ilgili olanları benzer özel
kuruluşlara aktarılmalıdır.
q
Moda Enstitüsünün Japon moda sanayinin
gelişimine yönelik katkıları artarak sürdürülmelidir.
C.
JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN GENEL VE ÜLKEMİZLE OLAN DIŞ
TİCARETİNİN YAPISI VE DURUMU :
A.
JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ DIŞ TİCARETİNİN ÜRÜN GRUBU BAZINDA DURUMU
:
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ürünleri ithalatı ve ihracatının ülke gruplarına göre dağılımına
ilişkin tablolar ekte yer almaktadır. (Ek:9 ve Ek: 10)
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ithalatına baktığımızda 1996 yılındaki 27 milyar dolarlık düzeyinden %
32'lik bir azalışla 1999 yılında 22 milyar dolar düzeyine düşmüştür. Bundaki
temel etkenin, 1997 yılında yaşanan Asya'daki finansal kriz sonucu iç pazarda
meydana gelen daralma olduğu düşünülmektedir.
Japonya'nın
tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalatının alt sektörler itibariyle dağılımına
baktığımızda ise 1999 yılı itibariyle konfeksiyon sektörünün % 75 ile ilk
sırada yer aldığı, bunu % 11 ile hazır giyim ürünlerinin izlediği, kumaş, iplik
ve elyafların ise % 14'lük geri kalan kısmı oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu
durumun gelişmiş bir ülkenin ithalat yapısına uygun olduğu ve özellikle tekstil
sektörünün lokomotif ve öncü sektör olma konumdan 1970'li yıllardan itibaren
çıktığı Japonya için doğal olduğu
düşünülmektedir. Ayrıca, Japon halkının markalı ve yabancı ürünlere olan
tutkusunun da bunda önemli bir etken olduğu, dahası bu tür ürünlerin Japonya
için üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle Japonya içinde üretiminin mümkün
olamayacağı da bilinmektedir.
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ihracatı incelendiğinde ise, ithalatta olduğu gibi benzer sebeplerle
1996 yılındaki 8.5 milyar dolarlık ihracatın % 8'lik azalışla 7.9 milyar dolar
düzeyine indiği görülmektedir.
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ihracatı alt sektörler itibariyle incelendiğinde ise, 1999 yılı
verilerine göre kumaşların % 47 ile ilk sırayı aldığı, bunu % 23 ile hazır
giyim ürünleri, % 13 ile iplikler ve % 12 ile elyaflar izlerken, kalan % 5'lik
kısım konfeksiyon ürünlerinden oluşmaktadır. Bu durum ise Japonya'nın ileri
teknoloji içeren kumaş, iplik ve elyaf ürünleri ile bazı Japon modacıların
hazır giyim ürünlerinde yoğunlaşan ihracat yapısına dayanmaktadır.
Japonya global olarak bakıldığında
tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaklaşık 14 milyar dolarlık dış ticaret açığı
vermekteyse de bu rakam genel dış ticaret fazlasının 100 milyar dolar
seviyesinde olması nedeniyle pek önemli değildir.
B. ÜLKE GRUPLARI İTİBARİYLE DURUM :
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü ithalat ve ihracatının ülke gruplarına göre dağılımına ilişkin veriler ekte yer almaktadır. (Ek:11 ve Ek:12)
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
ithalatının ülke grupları itibariyle dağılımına bakıldığında, 1999 yılı
verilerine göre, Asya ülkelerinin % 84 gibi belirleyici ve baskın bir paya
sahip olduğu, Çin'in ise % 63 ile Asya ülkeleri arasında çok büyük bir paya
sahip olduğu, bunu % 11 ile AB'nin ve % 4 ile ABD'nin izlediği görülmektedir.
Asya ülkelerinin ithalattaki üstün konumunun temel nedeninin, coğrafi yakınlık,
maliyet ucuzluğu ve Japon firmalarının Asya ülkelerindeki yatırımları olduğu
düşünülmektedir.
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ihracatının ülke gruplarına göre dağılımı incelendiğinde ise, 1999 yılı
verilerine göre, yine Asya ülkeleri % 75 ile çok büyük bir paya ve önceliğe
sahiptir. Çin yine % 32'lik oranla Asya ülkeleri arasında en önemli ihraç
pazarı konumundadır. Asya ülkelerini % 11.4 ile AB ve % 8.4 ile ABD
izlemektedir.
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ihracat ve ithalatındaki ülkesel dağılımdaki Asya ülkeleri, AB ve ABD
sıralaması , genel dış ticareti ile mukayese edildiğinde, ABD'nin AB ile yer
değiştirmesi halinde benzerlik arz etmektedir.
Bu üç ülke grubu Japonya'nın en
önemli ticaret partnerleri olma konumlarını tekstil ve konfeksiyon sektöründe
de sürdürmektedir.
C. JAPONYA'NIN TEKSTİL VE KONFEKSİYON
İTHALAT VE İHRACATININ GENEL DIŞ TİCARETİ
İÇİNDEKİ KONUMU :
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon ithalatının ve ihracatının, ülkenin genel ithalatı ve ihracatı içindeki durumunu gösteren tablolar ekte yer almaktadır. (Ek: 13 ve EK: 14)
Tablolar incelendiğinde, tekstil ve
konfeksiyon ithalatının ülkenin genel ithalatı içindeki payının % 7 olduğu,
bunun % 5.2'sinin konfeksiyon alt sektörüne ait olduğu görülmektedir.
Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon
sektörü ihracatının genel ihracat içindeki payı ise % 1.8 gibi düşük bir
düzeyde olup, kumaşlar % 0.88 gibi önemli bir paya sahip bulunmaktadır.
Yukarıdaki veriler de göstermektedir
ki Japonya'nın tekstil ve konfeksiyon sektörü, Japonya'nın dış ticaretinde
önemsenmeyecek bir yere sahip bulunmaktadır. Ancak, söz konusu ithalat ve
ihracat rakamları ülkemiz için her halükarda çok büyük hacme sahip olup, önemli
bir ihracat potansiyeline işaret etmektedir.
D.
JAPONYA'NIN ÜLKEMİZ İLE TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İTHALAT VE İHRACATINDAKİ
DURUM :
Japonya'nın ülkemiz ile olan tekstil
ve konfeksiyon sektöründeki ithalat ve ihracatına ilişkin veriler ilişikte yer
almaktadır. (Ek: 15 ve Ek: 16)
Japonya'ya yönelik tekstil ve
konfeksiyon ihracatımız incelendiğinde, 1996 yılındaki 27 milyon dolarlık
düzeyinden % 38'lik azalışla 1999 yılında 17 milyon dolar düzeyine düşmüştür.
Ürün grupları itibariyle
ihracatımızın dağılımına baktığımızda ise, 1999 yılı itibariyle, % 81.8 ile
tekstil ürünleri büyük bir ağırlığa sahip bulunmaktadır. Bunun büyük bir kısmı
ise halılardan oluşmaktadır. Diğer önemli ürün kalemleri ise % 11.2 ile
konfeksiyon ve % 6.7 ile deri ürünleridir.
Japonya'dan yapılan tekstil ve
konfeksiyon sektörü ithalatımız ise 1996 yılındaki 25 milyon dolarlık
düzeyinden % 17'lik azalışla 1999 yılında 20.9 milyon dolar düzeyine inmiştir.
Ülkemizin Japonya'dan yaptığı
tekstil ve konfeksiyon ithalatının ürün grupları itibariyle dağılımına
baktığımızda ise, 1999 yılı verileri ile % 98 oranında tekstil ürünlerinden
oluştuğu görülmektedir. Diğer ürün grupları ise bu ülkeden yapılan ithalat
içinde çok küçük bir yer tutmaktadır. Tekstil ürünleri ithalatımızın % 87'si
ise sentetik ve suni elyaflardan oluşmaktadır.
Yukarıdaki veriler kabaca
değerlendirildiğinde, ülkemiz Japonya'dan iplik ithal edip, konfeksiyon ürünü
ihraç eden ülke konumundadır.
Bu durum, ülkemiz tekstil ve
konfeksiyon sektörünün üretim ve ihracat alanında dünyanın önemli ülkeleri
arasında yer alması ve Japonya'nın bu sektörü ikincil derecede önemli sektör
gören yaklaşımına uygun görünmektedir.
|
BÖLÜM 6 |
İŞADAMLARIMIZIN
AÇISINDAN GENEL BİR DURUM DEĞERLENDİRMESİ
q
Ülkemiz işadamı, Avrupa ve ABD'de olduğu
gibi büyük Türk nüfusu olmayan Japonya'da temas noktası oluşturacak kişi
bulmakta zorlandığından bu pazarda kısa vadede yer edinememektedir.
q
Sabırsızlık ve tüketici eğilimlerini
dikkate almadan mevcut ürünleri ihraç etme gayretleri sonucunda olumlu bir
noktaya ulaşılamamaktadır.
q
Japonya ile iş yapmak ekonomik tahlilin
yanısıra, derin ve kapsamlı bir kültürel araştırma ve analizi gerektirmektedir.
q
Japonya'da partner bulmak için JETRO'nun
"business
support center" faaliyetlerinden
ve ticari fuarlara katılım imkanlarından istifade etmek yararlı olacaktır.
"business
support center"larda kira ücreti alınmadan bir ofis tahsis edilmekte,
danışmanlardan da istifade ederek 4 ay süreyle bu ofis aracılığı ile iş
temasları yapma imkanı sağlanmaktadır. Ülkemiz firmaları ise bu imkanı pek
kullanmamaktadır. Bu konudaki taleplerin JETRO İstanbul Ofisi aracılığıyla
iletilmesi gerekmektedir.
q
Japonya'ya ihracat yapacak
firmalarımızın Avrupa'da tecrübe edinmiş, belli sermaye,teknoloji ve eleman
kapasitesine sahip olmaları gerekmektedir. Japonya, ilk defa ihracat yapacak
firmalar için gerçekten çok zor bir pazardır.
q
Japonlarla iş yaparken en az iş
teamülleri kadar toplumsal teamüllere ve kurallara uyum da ilişkinin geleceği
için önemlidir. Hatta sosyal boyut ilk aşamada ekonomik boyuttan bile önemli
olabilmektedir.
q
Japonların inanılmayacak kadar çok
detaylı soru soracaklarını dikkate alarak mümkün olduğunca tüm detayları
kapsayan bir dosyanın başlangıçta karşı tarafa sunulması karar süresinin
kısalmasını sağlayabilecektir.
q
Japonya bir alternatif pazar olarak değil, sürekli ve istikrarlı bir
pazar olarak uzun vadede düşünülmektedir.
q
Japon işadamlarından uzun süre cevap
alınmaması "red" anlamına gelmektedir. Zira, Japonlar ilgilerini çeken
tekliflere gerçekten çok hızlı cevap vermekte ve aynı hızda cevap beklemektedir.
Japonların istediği bilgiler hemen temin edilemiyorsa en azından hızlı bir
şekilde bilgilerin temin edilmekte olduğu belirtilmeli ve talebin cevapsız
kaldığı, dolayısıyla "reddedildiği" izlenimi yaratılması önlenmelidir.
q
Ülkemiz ölçeğindeki büyük firmaların
dahi Japonya ölçeğinde küçük olabileceğini dikkate alarak, daha mütevazi firma
tanıtımı yapmak ve karşı tarafın iş hacmini ve gücünü öğrendikten sonra tepki
göstermek daha doğru olacaktır. Ülkemiz işadamı için büyük ölçekli olan, ancak
Japon işadamı için ihmal edilebilir veya ilk aşamada ilgilenilmeye değer
görülmeyebileceğini de dikkate alarak lüzumsuz alınganlık gösterilmemesi
gerekmektedir.
|
BÖLÜM 7 |
GÜNLÜK HAYATA İLİŞKİN TEMEL BİLGİLER :
q
Japonya'da GSM sistemi değil, kartsız sistem kullanılmakta,
ülkemiz cep telefonları Japonya'da çalışmamaktadır.
q
Tokyo'daki belli başlı iş ve yaşam
merkezleri Shibuya, Shinjuku ve Ginza bölgeleridir. Eğlence merkezleri ise
Shinjuku ve Roppongi bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.
q
Japonya ülkemiz vatandaşlarına vize
uygulamamaktadır.
q
Japonya'da en hızlı ve etkin ulaşım
aracı metro, tren ve şehirlerarası seyahatlerde ise hızlı trendir. (Şinkansen)
q
Tokyo'da
14 adet Türk restaurantı bulunmakta olup, gün geçtikçe sayıları artmaktadır.
q
Önemli department storelardan bazıları
"Takashimaya", "Mitsukoshi", "Daiei", "Keio" ve "İsetan'dır.
q
Elektronik eşya fiyatları ülkemizden
biraz daha pahalı olmakla birlikte, son model ürünleri alma imkanı
bulunmaktadır.
q
Japonya'da otel fiyatları genel olarak
80 dolar ile 300 dolar arasında değişmektedir.
q
Japonya'da yaşayan Türk Öğrencilerin
kurduğu dernek firmalarımızın tercüman ihtiyacını karşılamada yardımcı
olabilmekte, bu konuda Ticaret Müşavirliğimizden destek alınabilmektedir.
q
Ülkemizden THY'larının Tokyo ve Osaka'ya
direkt uçuşları bulunmaktadır. Uçuş süresi yaklaşık 12 saattir. THY'nin uçuş
günleri ve saatleri aşağıda yer almaktadır.
UÇUŞ HATTI UÇUŞ GÜNÜ UÇUŞ NO KALKIŞ SAATİ VARIŞ SAATİ
|
İSTANBUL-TOKYO |
PAZARTESİ CUMARTESİ |
TK 1022 TK 1022 |
17:30 17:30 |
10:45 10:45 |
|
|
İSTANBUL-OSAKA |
PERŞEMBE CUMA PAZAR |
TK 1014 TK 1016 TK 1018 |
17:00 17:00 17:00 |
12:10 09:45 09:45 |
|
|
TOKYO-İSTANBUL |
SALI PAZAR |
TK 1023 TK 1023 |
13:10 13:10 |
19:45 19:45 |
|
|
OSAKA-İSTANBUL |
PAZARTESİ CUMA CUMARTESİ |
TK 1018 TK 1014 TK 1017 |
11:00 13:30 12:35 |
20:20 20:20 19:25 |
|
q
Japonya'da düzenlenen fuarlara ilişkin
bilgiler JETRO'nun www.jetro.go.jp isimli web
sitesinden temin edilebilmektedir.
Japonya'da (Tokyo) gezilebilecek yerler :
2.
Akihabara (Elektronik ürün satılan meşhur mağazaların bulunduğu cadde)(Laox
isimli vergisiz satış mağazası)
3.
Oriental Bazaar (Hediyelik eşya satılan
mağaza)
4.
Ometasando veya Daikanyama (Kafelerin
bulunduğu meşhur caddeler)
5.
Tokyo Tower (Eyfel kulesinin Japon
versiyonu)
Bazı JaponCA Sözcükler :
Konbanva
: İyi akşamlar
Hai : Evet
Vakarimaşta
: Anladım
Kudasai : Lütfen
Onagaişimas : Rica ederim
So
des : Öyledir
Domo
arigato gozaimaşta : Teşekkür
ederim
Sake : Japon pirinç rakısı
İzekaya : Japon meyhanesi
Natto : Kabuklu meyve (fındık)
Doko : Nerede?
Donna
ikura : Fiyatı ne kadar?
Daijobu
: Sorun değil, önemli değil
İrtibat ADRESLERİ :
Tokyo Ticaret
Müşavirliği :
Tel : 813 - 3470
6723
Fax : 813 - 3470
6280
E-mail : dttok@gol.com
Tokyo
Büyükelçiliği (Genel) :
Adres:
2-33-6, Jingumae, Shibuya-ku, Tokyo 150-0001.
Fax : 813 - 3470
5136
JETRO İstanbul Ofisi :
Adres:
Büyükdere Cad. Maya Akar Center 14/54
Esentepe
- İSTANBUL
Fax : 212 - 288 07
39
İlgili web siteleri :
www.meti.go.jp
(JAPON EKONOMİ ULUSLARARASI TİCARET VE SANAYİ BAKANLIĞI)(METI)
www.jetro.go.jp (JETRO)
www.mof.go.jp (JAPON MALİYE BAKANLIĞI)

JAPON FİRMALARININ YÖNETİM
YAPISI :
BÖLÜM 8 TEORİK TEMEL
q
ÜRÜN VE ÜRETİM
YÖNELİK STRATEJİLER
q
BÜROKRATİK VE
GRUP DİNAMİKLERİ
q
ABD- JAPON FİRMA
KARŞILAŞTIRMASI
BÖLÜM 9 JAPON FİRMALARININ İDARİ YAPILARINI
GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ
BÖLÜM 10 JAPON FİRMALARINDA İNSAN KAYNAĞININ
YÖNETİMİ
BÖLÜM 11 JAPON FİRMALARININ KARAR ALMA UYGULAMALARI
BÖLÜM 12 JAPON FİRMALARINDA YÖNETİCİ-ÇALIŞAN
İLİŞKİLERİ VE SORUNLARIN ÇÖZÜMLENMESİ
BÖLÜM 13 JAPON FİRMALARINDA TOPLANTI STİLİ
BÖLÜM 14 JAPON FİRMALARININ EĞİTİM İLE İLGİLİ UYGULAMALARI
BÖLÜM 15 JAPON FİRMALARININ HUKUK ALANINDAKİ UYGULAMALARI
JAPON FİRMALARININ ÜRETİM
YAPISI :
BÖLÜM 16 JAPON FİRMALARINDA ÜRETİM YÖNETİMİ
BÖLÜM 17 JAPON FİRMALARININ YÖNETİMİ KONTROL
SİSTEMLERİ
BÖLÜM 18 JAPON ŞİRKET KÜLTÜRÜ
|
BÖLÜM 8 |
Japon özel sektörü ile ilgili incelememizin
detaylarına geçmeden önce temel iki şirket yönetim sistematiğini oluşturan,
a) üretim ve ürüne yönelik firma stratejileri ile,
b) bürokratik ve grup dinamiklerine dayanan yönetim
teknikleri,
ABD
ve Japon firmalarının da karşılaştırmasına imkan sağlayacak şekilde
irdelenecektir.
a) ÜRÜN VE ÜRETİME YÖNELİK STRATEJİLERİN
GÜÇLÜ VE ZAYIF NOKTALARI :
Ürün ve üretime yönelik stratejilerin her ikisinin de hem
güçlü hem zayıf tarafları bulunmaktadır.
Japon stili
üretime yönelik stratejilerin güçlü olduğu noktalar;
a) Talepte meydana gelen değişimlere ağır ağır artan bir
tempo ile firmanın örgüt yapısına en az zararı vererek uyum sağlanabildiğinden,
uyum sağlama süreci yavaş artan ivmeli, sürekli ve başarılıdır.
b) Birbirinden çok farklı ve çatışan unsuru karmaşık bir
yapıda koordine edip, eritebilme olasılığı bulunduğundan, firma, örgütünden
gelen değişime ilişkin görüş ve öneriler değişen çevre şartları ile uyumunu sağlayabilmektedir.
Japon stili
üretime yönelik stratejilerin zayıflıkları ise;
a) Fazlasıyla gevşek olması ve kaynak akımında etkinliğin
olmamasıdır. Uzun vadeli hedefler düşünüldüğünden, gelecekteki piyasaya göre
yapılan hareketler yanlış yatırımlara ve kaynak israfına sebep olabilmektedir.
b) Hızlı yapısal değişime uyumda karşılaşılan zorluklar
da bulunmaktadır. Özellikle diğer rakip ülkelerdeki hızlı yapısal değişime ayak
uydurmakta, orta hızda bir değişim öngörüldüğünden zorlanılabilmektedir.
c) Gereğinden fazla kaynak akımı sağlamak ve insana
dayanmak gibi unsurlar sebebiyle, büyük miktarda karsız bölümlerin firma
bünyesinde bulunması, kaynak artışı ve gelişiminde yavaşlığı ve karşılılığının
azlığıdır.
Japon stili dışında kalan üretime
yönelik stratejilerin zayıflıkları şunlardır:
a) Yüksek çeşitlilik düzeyine cevap vermede zorlanılması,
b) Köklü değişim ve hamleler yapmakta güçlük çekilmesi,
(Teknoloji sistemi, mevcut örgüt yapısı ve sürecine yüksek düzeyde bağlı
olması)
ABD firmalarının
uyguladığı ürüne yönelik stratejilerin güçlü tarafları şunlardır:
a) Spesifik ürünler için pazar imkanları, kaynakların
gelişimi ve sıkı sıkıya bağlı olduğu için etkin kaynak dağılımı mümkündür.
b) İnsan kaynaklarına
fazla önem verilmediğinden hızlı yapısal değişimler, kaynakların köklü
olarak yeniden dağılımı ile sağlanmaya çalışılmaktadır.
c) Önemli hamleler yapılabilmektedir. Çünkü, teknolojik
sistem örgüt yapı ve süreçleri ile daha az ilintilidir.
Ürüne yönelik
stratejinin zayıf noktaları ise şunlardır:
a) İlerlemeye yönelik tüketici ihtiyaçları ve rekabet
şartlarındaki değişimlere daha zor ayak uydurabilmektedir. Çünkü, örgütün işlev
ve süreçlerinde evrim daha az öneme haiz olarak düşünülmektedir.
b) Ürün kavramları veya rekabet üstünlüğünde orjinalliğe
verdiği abartılı önem, üretim ve insana yetersiz önem verme sonucunu
doğurmuştur.
c) Pazarda küçük ölçekli yer boşluğunu arayan firmaların
doldurulabileceği alanlarda fırsatlara sahip değildir. Sürekli boşluklara
adaptasyon da zorlanmaktadır.
Sonuç olarak; ürüne yönelik stratejiyi izleyen firmalar
(ABD) önemli hamleler yapabilmekte, ancak bu hamleyi mükemmele
ulaştıramamaktadır. ABD firmaları, Japon firmalarının değişik boyutları ve
karmaşıklığı bulunan rekabet imkanları ile yarışamamaktadır. Japon
firmaları da değişime sürekli uyumu
sağlayabilse de önemli hamleler yapma yeteneğine sahip olamamaktadır.
b) ÖRGÜT
YAPI VE SÜREÇLERİNDEKİ FARKLILIKLAR:
(BÜROKRATİK DİNAMİKLERE KARŞI
GRUP DİNAMİKLERİ)
Bürokratik
dinamiğe sahip firma; resmi hiyerarşik otorite ilişkilerine sahip,
fonksiyonların açıkça belirlendiği, standart politika, kurul ve planların
bulunduğu firmadır.
Grup dinamiğine sahip firma ise; hiyerarşiye pek bağlı
olmayan, standart kurallardan ziyade örgüt içinde yeralan kişi ve özerk
grupların bilgi değişimi ve değer paylaşımı ile ayakta duran firmadır. Bu
değişim, hiyerarşi ve fonksiyon farklılığı güdülmeden gerçekleşmektedir.
Her iki firma türünün de güçlü ve zayıf tarafları aşağıda
özetlenmektedir.
Bürokratik dinamiğe sahip organizasyonların güçlü
yönleri;
a) Bilgi ve karar alma yükündeki artışa, hiyerarşik
kademeleri arttırılarak veya otorite ilişkilerini yeniden tanımlayarak uyum
sağlayabilmesi,
b) Kabul edilmiş kurallar sayesinde, bilgi akım ve
muhafazasının kolay hale gelmesi,
c) Kurallar sistematik bir bütünlüğe sahip olduğundan
davranışların tutarlı ve sonuçların tahmin edilebilir olması,
d) Örgüt yapı ve sürecindeki köklü değişimlerde
hiyerarşinin her aşaması kendine düşeni yapacağından daha kolay sonuç alınması,
e) Önemli strateji değişikliği ve stratejik kaynakların
yayılmasından daha kolay olmasıdır.
Bu sistemin
zayıflıkları ise;
a) Hiyerarşinin alt düzeyine karar alma sürecine katılma
imkanı bırakmaması ve işe bağlılığı azaltılması,
b) Yönetimin günlük işlerden uzaklaşmasının işlemlerin
kontrolünü zorlaştırması,
c) Bilgi ve karar alma yükünün hiyerarşinin tepelerinde
daha da artması,
d) Hiyerarşik yönetime verilen önem sebebiyle işlevlerin
işbirliği ile yerine getirilmesi olasılığının düşük olması,
e) Bölümlerin bencilleşmesi, daha alt düzeyde hedeflere
yönelme ve bölümlerin kendi içinde karmaşık hiyerarşilere sahip olabilmesi
ihtimalinin bulunmasıdır.
Grup dinamiğine
sahip organizasyonların güçlü tarafları ise şunlardır:
a) Özerk gruplar arası ilişkilerin çok fazla olması
sebebiyle grup amaçlarının yanısıra örgüt amaçlarına bağlılık ve bu hedefleri
yakalama düzeyinin çok yüksek olması,
b) Grup içi ve kişisel kontrol bulunması, bir başka
deyişle, yerinde kontrol sistemi olması nedeniyle kontrol maliyetinin daha
düşük olması,
c) Bilgi ve karar alma yükünün üst düzey yöneticilerin
sırtında kalmaması,
d) Stratejik önemdeki bilgilerin karar alınmadan önce
paylaşılması ve tartışılması her boyutun incelenmiş olması sebebiyle hata
payının azalması,
e) Bilginin paylaşımı ve içiçe çalışmanın doğrudan kendi
işi ve diğer konular ile ilgili bilgi birikimi ve öğrenim sağlaması,
f) Yatay ve dikey aktivitelerin entegrasyonu sebebiyle
alt alanlarda optimuma ulaşmanın daha az olması,
Grup dinamiğine
sahip organizasyonların zayıf yönleri ise şunlardır:
a) Karar duyurulduktan sonra amaç ve çaba bütünleşmesinin
otomatik olarak sağlanamaması,
b) Genel bilgilerin süzgeçten geçirilmesi ve azaltılarak
alt düzeye iletilmesi için hiyerarşi dışı yollar bulunması ihtiyacının doğması,
c) Bilgi, resmi kurallar ve politika kişilerin bilgi ve
uzmanlığına bırakıldığından, kilit kişilerin bu uzmanlık deneyimlerine diğer
kişilerle yeterince paylaşmamış olmaları durumunda örgütün zaafiyet göstermesi,
d) Sistem, bilginin kişilerarası etkileşim sonucu
paylaşımına dayandığından bilgi akımının uzun süre alması ve firma tavrının
şartlara uyumlu olarak değişiminin yavaş gerçekleşmesi,
e) Grup üyelerinin, konsensüse varma gayesine ulaşma endişesiyle
genelin fikrine uymak için yoğun baskı hissetmesi ve bireysel hareket güçlerini
kaybetmesi,
f) Demokratik yollardan alınan kararların kalitesinin
iyiliğinin, ancak kararların amaçlarının yetenekli ve uyumlu bir şekilde
belirlenmesi halinde ortaya çıkabilmesi.
Yukarıda belirtilen tanımlamalar
"ortalama" ve "büyük" ABD-Japon firmaları için yapılmıştır. Bürokratik dinamik
yapı, Amerikan firmalarının, grup dinamiğine sahip yapı ise; Japon firmalarının
temel tanımlayıcısı kabul edilmektedir. Grup dinamiğine sahip firmalar, değişen
şartlara daha kolay uyum sağlama avantajına sahipken, bürokratik dinamiğe sahip
firmalar, şartlarındaki köklü değişikliklere radikal değişiklikler yapıp, uyum
sağlama avantajına sahip bulunmaktadır.
FİRMANIN TEMEL YAPISINI BELİRLEYEN FAKTÖRLER :
Firmaların, bürokratik veya grup dinamiğine dayalı
stratejileri seçişlerinin altında yatan sebepler kısaca şu şekilde
özetlenebilir :
a) Talepteki ve üründeki değişime hızla uyum isteniyorsa,
bürokratik dinamiğe sahip olma aranacaktır.
b) Bilgi ve üretim şeklindeki değişime ayak uydurmak
isteniyorsa grup dinamiği tercih edilmektedir.
c) Kısa vadeli kar artışı için bürokratik dinamik, uzun
vadeli kar artışı için ise grup dinamiği tercih edilecektir.
d) İşgücünün sürekliliği var ise grup dinamiği, işgücü
hareketli ve değişken ise bürokratik dinamik geçerli olacaktır.
e) Sermaye piyasasından gelen ani talebi bürokratik
dinamik ile, uzun vadeli ve yavaş talepleri ise grup dinamiği ile karşılamak
daha kolay olacaktır.
f) Firmanın işlerinin büyüklüğü ve dağınıklığı da
belirleyici olmaktadır. Firmanın çapı büyüdükçe grup dinamiğinden bürokratik
dinamiğe geçmek gerekecektir. Çünkü, bilgi ve karar akışı ancak kurallar
silsilesi ile sağlanır hale gelecektir. Diğer taraftan, firma yeni alanlarda da
faaliyete geçiyorsa bürokratik dinamikten ziyade grup dinamiğine dönmek
zorundadır. Böylece, otonom iş alanlarından daha verimli sonuç alabilecektir.
Sonuç olarak, bürokratik ve grup
dinamiğinin özellikleri birbirini tamamlayan unsurlardır. Firmalar, şartlara
göre "uyumlu bir harman" yapacaklardır. Firmanın rengini belirleyen ise; hangi
öğenin daha ağır bastığı olacaktır.
ABD VE JAPON
FİRMALARININ BENZERLİKLERİ :
Bu bölümde yeralan ABD ve Japon firmalarından, iyi bir
yönetime sahip firmalar kastedilecek ve kısaca firmalar olarak bahsedilecektir.
Firmalar, çevre şartlarındaki değişimlere gerektiğinde,
fabrika arazisini de genişleterek büyümeye yönelerek dahi ayak uydurmaktadır.
Çevre şartlarındaki değişim; teknolojik icatlardan, değişen tüketici
tercihlerinden, artan uluslararası rekabetten, doruğa veya olgunluğa ulaşmış,
durgunluk noktasına gelmiş endüstri alanlarında faaliyet gösterilmesinden
kaynaklanabilmektedir. Firmalar, bu tür değişimlere ya ortak yatırıma giderek
ya da faaliyet sahalarını değiştirerek adapte olabilmektedir.
Firmalar; fabrika mekanını genişletme imkanının yanısıra
idari, teknik ve "know-how" tecrübelerini aktarabilme avantajları ile yeni iş
alanlarına yönelebilmektedirler.
Firmalar, birbirlerinden yeni örgütlenme özellikleri
öğrenmektedir. Ortak yatırımlar sayesinde ABD firmaları, Japon pazarının
özelliklerini öğrenirken, Japon firmaları da yeni pazarlama teknikleri
öğrenmektedirler.
Firmalar, personellerine ve şirket kültürü oluşumuna çok
büyük önem vermektedir. Bütün elemanlarının şirketin birer parçası ve o
kültürün bir birimi olması çabasına girmektedirler.
Firmalar,
çevreden etkilendikleri gibi çevre şartlarını etkileyebilmekte, hatta
oluşturabilmektedirler. Çünkü, teknolojik buluşlar, pazarlama ve örgütlenme
teknikleri firmaları lider konumuna getirdiğinden yeni pazar yapıları
oluşturabilmektedirler.
ABD-JAPON
FİRMA STRATEJİLERİ ARASINDAKİ FARKLAR:
ABD ve Japon firmalarının stratejileri arasındaki farklar
şu şekilde sıralanabilir :
a) ABD firmaları, çok spesifik bir pazarı nüfuz alanı
olarak saptarken, Japon firmaları, çalışanlarına genel yönü belirtmekte, ancak
pazarın derinliği ve genişliğini belirlemede önemli ölçüde özgürlük imkanı
tanımaktadır.
b) ABD firmaları mevcut kaynakları geliştirmeyi, ancak
yeterli çevre ve risk analizleri yapıldıktan sonra gerçekleştirebilirken, Japon
firmaları, özellikle milli kaynakların geliştirilmesi ve sürekli akımının
sağlanmasına önem vererek, çevre şartlarındaki değişikliklerden etkilenmeden
rekabet imkanını sürdürmeyi başarabilmektedir.
c) ABD firmaları, kaynakların geliştirilmesi kararlarını
finansal mülahazalara dayanarak ve kısa vadeli başarı yönünde alırken, Japon
firmaları, insan unsuruna dayanarak, eğitim ve aktiviteler düzenleyerek ve uzun
vadeli düşünerek almaktadır.
d) ABD firmaları, riski kendileri üstlenirken, Japon
firmaları, riski geniş örgütsel ilişkiler ağı
-firma, firmalararası, firma-devlet arası- yaratarak azaltıp, kendi
üstüne bir kısmını almaktadır.
e) ABD firmaları, rekabette üstünlüğü tümdengelim yöntemi
ve ürün stratejileri ile sağlamaya çalışırken, Japon firmaları, tümevarım ve
üretim stratejileri ile sağlamaya çalışmaktadır.
Kısaca; ABD firmaları pazar tarafından talep edilen ürünü
üretmeyi hedeflerken, Japon firmaları bir zincirin halkaları gibi bir yapıda
bulunduklarından belirli bir üretim sistemini
geliştirip, her ürünü ucuza maleder hale gelip, pazarın talebini
karşılama ve rekabet etmede daha etkin olabilmektedir.
ABD-JAPON FİRMALARI ARASI FARKLARI YARATAN
FAKTÖRLER :
a)
ABD firmaları, hisse senedi satışlarında başka firmalarca ele geçirilme korkusu
ile karşı karşıya iken, Japon firmaları, yüksek hisse senedi bulunduran
kişilerin belirli olması ve kanuni imkansızlıklar nedeniyle, bu tür bir durum
ile karşı karşıya değildir. ABD hisse senedi piyasasında, kısa vadeli karlılık
çok önemli olduğundan firmalar uzun vadede karlı olabilecek, ancak kısa vadede
kar yaratmayacak alanlardan uzaklaşmaktadır. Japonya'da ise bu tür yatırımlar,
uzun vadeli düşünceler ile alınan hisse senetleri sayesinde
gerçekleştirilebilmektedir. ABD firma yöneticileri, sürekli koltuğunu kaybetme
telaşında ve huzursuz iken, Japon firma yöneticileri, daha rahat ve güven
içinde olduklarından rasyonel karar alma imkanına sahiptirler.
b) Japon firmaları, işgücüne yönelik politikalarını tek firmada ömür boyu istihdam gelenekleri sebebiyle mevcut işgücünün en verimli şekilde çalıştırılması ve üretim sürecinde meydana gelebilecek değişimlere adapte olabilecek genel yeteneklere sahip çalışanlara dayandırılması esasına göre yürütmektedir. ABD firmalarının çoğunda ise; bu tür ömür boyu istihdam politikası olmadığından genel değil, özel yeteneklere sahip, çok ayrıntılı dallara ayrılmış işgücü istihdamı vardır. ABD'de işgücünün işten çıkarma ve yeniden işe alınması sözkonusudur. İşgücü piyasanın eğilimini katı kuralları olan sermaye piyasası belirlediğinden "acı" istihdam politikaları uygulanması gerekebilmektedir. Japon sermaye piyasası ise daha esnek ve yumuşak olduğundan işgücü piyasası "daha az acı" reçete ile değişime uyabilmektedir.
c) ABD firmaları, dünyada pek çok endüstride lider
konumda iken, Japon firmaları, bu firmaların takipçisi konumundadır. Lider
firmalar, yeni ürün yaratmak ve bu ürünlerin pazarda yer edinmesini sağlamaya
çalışırken, takipçi firmalar keşfedilen ürünlerin birim maliyetlerini düşürmeyi
hedeflemektedir. Lider firmalar (ABD) ürün teknolojisi ile uğraşırken, takipçi
firmalar (Japon) ürün maliyetini düşürücü üretim teknolojileri ile
uğraşmaktadır.
|
JAPON FİRMALARININ VE DOLAYISIYLA JAPON TOPLUMUNUN
ÖZELLİK VE DÜŞÜNCE YAPISI |
|
ABD FİRMALARININ VE DOLAYISIYLA AMERİKAN
TOPLUMUNUN ÖZELLİK VE DÜŞÜNCE YAPISI |
|
A) Çalışma standartının
yüksekliği önemlidir. |
|
A) Yaşam standartının
yüksekliği önemlidir. |
|
|
|
|
|
B) Liderlik başarılı bir
grubun üyesi olmakla mümkündür. |
|
B) Liderlik satın
alınabilmektedir. |
|
|
|
|
|
C) İş, kişinin hedeflerini
gerçekleştirdiği bir uğraştır. |
|
C) İş, para kazanılan bir
uğraştır. |
|
|
|
|
|
D) Prim, daimi iş
güvencesi ve kıdem esası dayanışma yaratır ve motivasyonu yükseltir. |
|
D) Sürekli iş güvencesi ve
kıdem esası motivasyonu düşürür. |
|
|
|
|
|
E) İş güvencesi, kişileri
firma hedefleri için fedakarlığa yöneltir. |
|
E) İş güvencesi, kişileri
tembelleştirir. |
|
|
|
|
|
F) Çalışanlar ve grup
önemlidir. Sermayedar pek önemli değildir. |
|
F) Sermayedar önemlidir.
Diğer çalışanlar önemsizdir. |
|
|
|
|
|
G) Karlar yatırıma
yöneltilmelidir. |
|
G) Karlar kişisel tüketimi
arttırmak içindir. |
|
|
|
|
|
H) Uzun vadeli stratejiler
benimsenmelidir. |
|
H) Kısa vadeli stratejiler
belirlenmelidir. |
|
|
|
|
|
I) Grup çalışması ile
ilgili tüketim artmalı, kişisel tüketim azatılmalıdır. |
|
I) Her türlü tüketim
artmalıdır. |
|
İ) İyi eğitilmiş ve
demokrasi kültürü olan kişilerin kar maksimizasyonu dışında da hedefleri
vardır. |
|
İ) Kar maksimizasyonu ilk
ve tek hedeftir. |
|
|
|
|
|
J) Ucuzlayan ithal mallarının tüketiminin
artması gerekmez. |
|
J) Ucuzlayan ithal
ürünlerinin tüketiminin artması gerekir. |
|
|
|
|
|
K) Karları yatırıma
dönüştürme, gelecek nesillere kredi açmaktır. |
|
K) Dış borç ile tüketimi
sağlama, gelecek nesillerden kredi almak demektir. |
|
|
|
|
|
L) Gelirler, daha karlı
yatırım yerine grup içi finansman için kullanılır. |
|
L) Gelirler, en karlı
yatırım araçlarına yöneltilir. |
|
|
|
|
|
M) ABD firmaları
kolaylıkla satın alınabilir. |
|
M) Japon firmalarını satın
almak çok zordur. |
|
|
|
|
|
N) Sürüm gelecekte o
sektörü ele geçirmeyi sağlar. |
|
N) Sürüm çok önemli
değildir. |
|
|
|
|
|
O) Güçlü holdingler var
olmalı ve birbirlerinin hisselerine sahip olup, yabancılara hisse satışı
önlenmelidir. |
|
O) Güçlü holdinglerin
oluşumu monopolleşme yaratacağından engelenlenmelidir. |
|
|
|
|
|
P) Firma önce çalışanlara,
sonra tüketiciye en son ise hissedarlara hizmet için vardır. |
|
P) Firma önce hissedarlar,
sonra tüketici en son ise çalışanlara hizmet için vardır. |
|
|
|
|
|
R) Çalışanlar, firmanın en
kıymetli unsurudur. |
|
R) Çalışanlar firma için
çalışan bireylerdir. |
|
|
|
|
|
S) Personel Müdürü, Başkan
Yardımcısıdır. |
|
S) Finansman Müdürü,
Başkan Yardımcısıdır. |
|
|
|
|
|
Ş) Otomasyon insanlara
yeni işleri öğrenme imkanı sağlar |
|
Ş) Otomasyon kişilerin
işini kaybetmesine sebep olur. |
|
|
|
|
|
T) AR-GE daha büyük pazar
payı yaratacağından uzun vadeli olarak planlanmalıdır. |
|
T) AR-GE kısa vadede sonuç
verecek şekilde planlanmalıdır. |
|
|
|
|
|
U) Japon firmaların ancak
diğer Japon firmaları satın alabilir. |
|
U) ABD firmalarını herkes
satın alabilir. |
|
|
|
|
|
Ü) Sektörün en büyük ve
güçlü firması olmak en karlı olmakla eşdeğerli değildir. |
|
|